21 Aralık 2016 Çarşamba

Harcanan Zamana Yazık bir Oyun: Peranın Zamanı


125'inci yaşını kutlamaya hazırlandığı bu günlerde Pera Palace Hotel Jumeirah farklı bir etkinliğe ev sahipliği yapmak istemiş. Altıdan Sonra Tiyatro, Pera Palas'ta Peranın Zamanı isimli "değişik" bir gösteriye imza atmış. Oyunun dramaturji ve ön çalışmaları daha önce Yokuş Aşağı Emanetler isimli gösteride ortak yapımcı olan Lokstoff ile birlikte yapılmış.

12 Ekim 2016 Çarşamba

Aladdin(Disney Theatrical Productions) New Amsterdam Theatre(NY)

Alaaddin,  1001 Gece Masalları içinden bir Doğu hikâyesi. Batı bu hikâyeleri yıllardır sinemada, sahnede kullanıyor. Başka bir ifadeyle kaynağı allayıp pullayıp Batı'nın Doğu  algısını yeniden  oluştururken (Orientalizm) hikâyelerin de "üstüne oturuyor". Doğu kendi hikâyesini perdede, sahnede "ağzı açık" seyrediyor. Hatta hikâyenin kendisinden çıktığını bile unutacak hâle geliyor. Bu, kapitalizmin emperyal oyunlarından biri. Aladdin işte böyle bir yapım.  Aslına bakarsanız artık Doğu ve Batı yok, Batı ve Batılılaştırılan Doğu var.  Bu algı ile bakarsanız Aladdin ve benzeri "oyunlar" bir amaca hizmet ediyor.  Ben "Ay çok şirin Aladdin'i oynayalım" dendiğine inanmıyorum. Bu kararın arkasında iyi bir hesap kitap olduğunu düşünüyorum. Disney bu işi iyi yapıyor. Broadway müzikalleri bir üst/üstün aklın yarattığı stratejik bir yapı bence. Bu üst/üstün akıl dünyayı tiyatro ile şekillendiriyor. Tiyatronun gücü bu. Ülkemizde tiyatroyu kısır ve sığ bir tartışmanın sınırlarına sıkıştıran "akıl"larımıza sesleniyorum. Adamlar Alaadin'i çalmış senin beynini oyuyor ağabey sen ne diyon?


10 Ekim 2016 Pazartesi

Heisenberg (Manhattan Theatre Club-Broadway)

Ülke olarak Broadway'e çok yakın olmadığımız bu nedenle de oraya yolumuz düştüğünde bir göz atıp geldiğimiz yada "oralar" medyada karşımıza çıkan bir haber başlığından fazlası olmadığı için Broadway'de seyrettiğim bir oyun hakkında yazacağım yazının da bizim gözümüzden anlamlı olabilecek özellikleri anlatmasına çalıştım.  


2 Mayıs 2016 Pazartesi

'Entel İşi' bir Oyun : Gülünç Karanlık(BBT)

Bu yıl Bakırköy Belediye Tiyatroları ne yaptıysa olay oldu. Ödül jürileri onları kaçırmadı, aday yaptılar, ödüller verdiler. Ben Yanlışlıklar Komedyası'na davet edildim. Beğenmediğimi yazdım. Sonraki oyunlara davet edilmedim. Sonraki oyunlar dediğim yeni yönetimin yeni oyunları, yâni okuma tiyatroları, Melih Cevdet Anday'ın Yarın Başka Koruda isimli oyunu ve  Wolfram Lotz'un Gülünç Karanlık isimli oyunu. Gülünç Karanlık hem konu olarak ilginç geldi hem de görüşüne inandığım tiyatrocu bir dostum oyunu çok övdü. Oyunun metnini istedim, BBT- GSY asistanı gönderdi. Okudum. Oyun radyo tiyatrosu olarak yazılmış. Bu metinden nasıl bir sahneleme çıkmıştır diye merak ettiğim için oyunu seyrettim.  

30 Nisan 2016 Cumartesi

İyi Oyunculuk Yanlış Tekst : "Kim Var Orada?" (BGST)

Oyunu bir buçuk kez seyrettim. Önce tüm oyunu sonra Boğaziçi Üniversitesi Demir Demirgil Sahnesi'nin açılışında sahnelenen birinci perdeyi seyrettim.   Oyuncularla konuştuğumda oyunun her oynanışında ufak tefek değişikliklerle geliştirildiğini öğrendim. Okuduğum  eleştirmenler oyunu çok beğendi.(nedense?) Bazıları da yazmamayı tercih etti, pas geçtiler. Oyunu daha önce yazacaktım ancak oyun ve oyuncular Afife Ödülleri'nde aday oldu. Yanlış anlaşılır diye bugüne kadar bekledim. Afife Ödül Töreni bitti şimdi yazıyorum.

24 Nisan 2016 Pazar

Ay Işığında Şamata'yı(İBBŞT) Niçin Beğenmedim

Merakla beklediğim bir oyundu.  Çandarlı'ya gidişimi  erteledim seyretmek için. Bende güzel anıları var. Ay Işığında Çalışkur hikâyesinden ilk kez ben uyarladım sahneye. Haldun Taner gelip seyretmişti. Cömert övgülerini esirgememişti. Hep gururla hatırlayacağım hikâyemi, yazmıştım daha önce.    (http://melihanik.blogspot.com.tr/2009/05/ay-isgnda-calskur-hikayesinin-hikayesi.html)
O oyun dolayısıyla kendisi ile bir kaç kez bir araya gelme şansım oldu. Ne zaman davet etsek Boğaziçi Üniversitesi'ne geldi oyunlarımızı seyretmek için.  Kendisini sevgi ve saygıyla anıyorum her zaman. Onun gibi insanların sayısı az. Bence  Haldun Taner'in benzeri yok.  Haldun Taner zarif, nazik bir insandı. Oyunlarında, hikâyelerinde, düz yazılarında onu görürsünüz. İnsan sever bir  insan. Esprisi zekâ dolu, eleştirisi derin, gülmecesi seviyeli, kültürlü. Onun çok kullandığı bir kelimeyle kısaca 'gusto'su olan bir insandır Haldun Taner. Zevkleri rafine olmuş bir insandır. Onun için ona 'beyefendi, çelebi' derler . Bu kelimeler ona yakışır.  Haldun Taner'le karşılaşmamış birisi, eserlerini okuyunca  anlar onu.


18 Nisan 2016 Pazartesi

Tiyatro Antrenmanı: Görme Yeri'(Görmeyeri)nden Kimseye Bir Şey Söylemeyeceğim

Görme Yeri'(Görmeyeri)nin ismini Kimseye Bir Şey Söylemeyeceğim ile duydum. Oysa bu ilk oyunları değilmiş. Topluluğun ismini duymama sebep Nihan Aypolat'tır. Bu oyunu seyretmemin nedeni de odur. Nihan Aypolat'ı  başka bir oyunda seyrettim, beğendim. Bir başka oyunda daha seyrederek hakkında kesin bir karar vermek istedim. Nihan Aypolat hakkındaki kararım olumludur. Onu daha iyi metinli oyunlarda seyretmek isterim.

10 Nisan 2016 Pazar

Doğru Konu, İlk Oyun, Şaşaalı Gemi, Yanlış Reji: Radyonun İçindekiler (İBBŞT)

Radyonun İçindekiler gündeme uyan bir oyun. Kaçak mültecileri anlatıyor. Bu açıdan konu olarak doğru bir seçim. Oyun, KOÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Dramatik Yazarlık ve Dramaturji Ana Sanat Dalı'ndan mezun 1976 doğumlu Cenk Gündoğdu'nun  yâni yazarlığın eğitimini almış bir yazarın ilk oyunu. Oyun 2011 yılında kitap olarak basılmış. Mülteciler konusunda bugün yaşananların yoğunluğunu düşününce iyi bir öngörüyü yansıtıyor. Bir gemi içinde İranlı, Iraklı, Filistinli, Yahudi, 8 kişi ülkelerinden kaçıyor. Oyun ilk oyun olmanın zayıflıklarını taşıyor. Yazar, yönetmen ve dramaturg işbirliğinden doğacak yakın ilgi ile oyun zaaflarından arındırılabilirdi. Ancak oyunun künyesinde dramaturg yok. Genç bir yazara Türkiye Kayası'nı yeniden yazdıracak kadar oyuna müdahale etme hakkını kendilerinde gören kurumun cevval dramaturgları da uzaktan seyretmiş herhalde. Demek ki herkesin gücü bir yere kadar yetiyor. Sahneden benim aldığım izlenim  yönetmen de oyuna yakın ilgi göstermemiş. Bence dekoru görünce o kadar etkilenmiş ki oyuna gereken müdahaleleri yapmayı unutmuş. Yazar da yapılanı kabul etmiş. Ona oyununun İBBŞT'da sahnelenmesi yetmiş.

9 Nisan 2016 Cumartesi

Karma Drama'da Zeytin Çekirdeği

Tiyatro muhteşem bir sanattır eğer iyi yapılırsa.

Biliyorum herkes biliyor bunu. Ya da bilen biliyor o da yeter. Bilenler sayesinde ayakta tiyatro.

Tiyatro toplumun bir yarasını kanatarak açmaz. Üzerindeki pansuman pamuğunu şefkatle kaldırır. Yaraya sevgiyle dokunur. Hani tentürdiyot yakmasın diye yaraya sürerken üflersiniz ya öyle yumuşak bir soluktur tiyatro. Merhemi yanığın üstüne avucunuzla yumuşacık yayarsanız ya tiyatro avucun sıcacık yumuşaklığıdır. Tiyatro sevgiyle yapılır elbet ama akıldır o sevgiyi yöneten.

Zeytin Çekirdeği'ni yazmaya başlarken planlamadığım halde yukarıdaki satırlar döküldü klavyemden.  

28 Mart 2016 Pazartesi

Eskimiş ve Karmakarışık Bir Deneme : İnsandan Kaçan Yiğit Sertdemir (Tatavla Tiyatro)

Oyunun oynanacağını öğrendiğimde seyretmeliyim dedim kendime. Yiğit Sertdemir yönetecekmiş. Bu da iyi diye düşündüm.

'İnsandan Kaçan', 'Hasan Âli Yücel Serisi'nden 'Adamcıl' ismiyle çıkmış. Oyun  Ali Süha Delilbaşı tarafından tercüme edilmiş. 'Maarif Matbaası 1941' tarihli bu kitap benim kütüphanemde mevcut. Daha önce okumuştum.  'Fransız Klasikleri' dizininin ilk kitabı. Bu da ilginç. Moliere denince akla ilk gelen Cimri olmaz mı?  Ama İnsandan Kaçan bence de önemli bir oyun.

25 Mart 2016 Cuma

İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda Neil Simon: İkinci Bölüm

Neil Simon,sanki bizim yazarımız gibi bildiğimiz bir yazar. 34 oyun yazmış. Gel de Borunu Öttür, Küçük Ben, Parkta Çıplak Ayak, Tuhaf İkili, Tatlı Charity, Aşk Kokusu, Otel Plaza'da Bir Oda, Vaatler Vaatler, Büyük Aşkların Sonuncusu, Tut Ellerimi, İkinci Caddenin Mahkumu, Güneş Çocuklar, Sevgili Doktor, Tanrının Sevgili Kulu, California Suiti, Bizim Şarkımızı Çalıyorlar, Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum, Müziksiz Evin Konukları, Aklımdaki Kadınlar Türkiye'de oynanan oyunları. Görüldüğü gibi bizde çok tutuluyor.


24 Mart 2016 Perşembe

Kadir Has Tiyatro Bölümü'nden LunaPARK'ı Seyredin

Haber vermeseler haberim olmayacaktı. Beş kez oynanacak bir mezuniyet oyunu kaç kişinin ilgisini çeker? Benim çekti.



11 Şubat 2016 Perşembe

Tiyatro Kedi'den Çocuk Oyunu : Kaplan Maplan

Çocuk oyunu eleştirisi yazmak zor. Belki bu yüzden yazanı az. Seyreden ebeveynler içinden yazan çok az çıkıyor belki de yok. Oysa en iyi onlar yazabilir. Zira oyuna götürdükleri çocukları dünyanın en saf ve temiz eleştirmenleri. Onların söyledikleri yazılsa bu hem yazarlar hem de yönetmenler için mükemmel yol gösterici olur.

6 Şubat 2016 Cumartesi

Versus Tiyatro Hamlet ile Oyalanmış

Tiyatro ile ilgilenip de Hamlet'i bilmeyen kaldı mı? Ama gene de vazgeçilemiyor. Şimdi Shakespeare ile bir mücadele çağındayız.  Bence bu, Shakespeare ile düello etmek anlamına geliyor. Versus Tiyatro da 'bir de ben yapayım' demiş. 'Herkes yaptı benim neyim eksik' demiş de olabilir. Versus Tiyatro demiş ki: "Büyüklerin dünyasında telef olan gençlerin trajedisi. Olmak ya da katil olmak ya da olmamak ya da ne olmak? Günümüzün en yaygın trendi 'izlemenin izlenmesi'. Ama bizzat kendi gözlerinizle! İstemedikleri ve beğenmedikleri bir dünyaya mahkûm olan genç insanların yürek paralayan öyküleri." Bu paragrafı lise kompozisyon dersinde konu olarak vermek ve yazılanları okumak isterdim. Ben bir deneyeyim.

.

3 Şubat 2016 Çarşamba

Aziz Nesin'in İki Kısa Oyunu Versus Tiyatro'da

2015 yılında Aziz Nesin'in 100. doğum günü olacaktı.
Aziz Nesin 1995 yılında öldü, 80 yaşında.
Hikâyeler, romanlar, oyunlar, köşe yazıları, mektuplar, çocuk kitapları, çizgi romanlar, makaleler, gezi notları, anı kitapları, şiirler bıraktı geride.
Zübük, Gol Kralı, Tatlı Betüş , Yaşar Yaşamaz gibi yüzlerce tip yarattı.
Yazdı yazdı yazdı.. Yaşamak için yazdı. Yazmak için yaşadı.
Konuştu, söyleşti.  İnsanlığın vicdanı,  Türkiye'nin nabzı oldu.
Çatalca'daki Nesin Vakfı'nda kollarını kalbini çocuklara, gençlere açtı.
Eserleri yabancı dillere en çok çevrilen dört Türk yazarından biri. Onu dünya tanıyor.
Türkiye'de dünyada pek çok ödül aldı.
Ama Türkiye onu takip etti, yargıladı, tutukladı, mahkûm etti, hapis yatırdı, yakmak istedi.
'Bu ülkenin yüzde altmışı aptaldır' dedi. Haksız mı?



31 Ocak 2016 Pazar

Ekip Tiyatrosu'nun 'Avrupa'sından Avrupa'ya ve 'Alternatif'e Bakmak

Hiç kuşkusuz  Ekip Tiyatrosu tarafından sahnelenmiş olan Avrupa bu sezonun kâğıt üzerinde en önemli oyunlarından biri. Önemi, yazarından geliyor. David Greig iyi bir tiyatro yazarı. 'Avrupa' Greig'in ismini pekiştiren oyunlardan biri. Türkiye'de sahnelenmesi o yüzden önemli idi benim için.  Tiyatro sezonu başladığında açıklanan oyunlar içinde 'seyredilecekler' listemin en başında yer alan bir oyundu Avrupa. Ben de bu merakla oyunu seyrettim.


27 Ocak 2016 Çarşamba

Gogol'ün Müfettiş'i Tiyatro Kedi'de

Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri, Burun,Taras Bulba,  Ölü Canlar ve tabii ki Müfettiş. Gogol(1809-1852) ülkemizde yerel bir yazar kadar tanınan bilinen bir yazardır. Kendi ülkesinin ve insanlarını anlatmışken ülkemizde bizden biri sayılmasının nedeni anlattıklarında kimi zaman kendi kişisel yansımalarımızı kimi zaman toplumsal sorunlarımızı bulmamızdır. Bunun için de kendini özletmeden gündemimize gelir ve uzun süre kalır. Muhtemelen  bu yüzden Gogol'ü tanır, biliriz.