16 Mayıs 2020 Cumartesi

Berber Hikâyeleri ve Mehmet Ergen



adresindeki blogumda  National Theatre ve Berber Hikâyeleri başlığı ile bir yazı yazdım. Yazının içindeki aşağıdaki paragraf Mehmet Ergen’i rahatsız etmiş olmalı ki instagramda yaptığım paylaşımın altına düşüncelerini yazmış. Mehmet Ergen’in yazdıklarını instagramdaki sayfamda bulabilirsiniz. 

15 Mayıs 2020 Cuma

National Theatre ve Berber Hikayeleri

Dün akşamın highlight’ı(önemli olayı) National Theatre, Fuel ve Leeds Playhouse’un ortak yapımı Barber Shop Chronicles(Berber Hikâyeleri) idi. Nijerya kökenli ama Londra’da yerleşmiş bir yazar Inua Ellams(1984) bu oyun araştırmaları için Afrika’da sekiz hafta geçirmiş ve 60 saat kayıt yapmış ve ortaya iki buçuk saatlik oyun çıkarmış. Altı şehirdeki(Peckham(Londra), Johannesburg(Güney Afrika Cumhuriyeti), Harare(Zimbabme), Kompala(Uganda), Logos(Nijerya), Accra(Gana)) berberlerde geçen konuşmaları içeren oyun şehirden şehire geçerken yöresel müzik ve danslarla birbirine bağlanan sahnelerden oluşuyor. Baba oğul hikâyeleri sahneleri birbirine bağlıyor. Afrikalılar berberlerde çok konuşurmuş. (Bizde de yazılabilir böyle bir oyun.) Peckham Londra’da Afrikalıların oturduğu bir semt. Dilleri ve farklı dinleri ile varlıklarını sürdüren ve İngiliz yaşamının ‘rengi’ olan bu insanlar aslında İngiliz sömürgeciliğinin ödediği bir bedel.

11 Mayıs 2020 Pazartesi

Karantina Günlerinde Türk Tiyatrosu’nun 'Yaşaması'(?) İçin Öneriler


Türk Tiyatrosu korona ile birdenbire çok zor duruma düştü. Ondan önce sorun yoktu(!) Yeni mekânlara yatırımlar yapılıyordu.  Pek çok tiyatro mekânı  ‘bu akşam doluyuz’  ilanları veriyordu. Türk Tiyatrosu ‘altın yılını’ yaşıyordu.  Meğerse vergi sorunu varmış, tiyatro yasası yokmuş. Betona sanattan fazla yatırım yapılıyormuş.  Hatta dahada fenası ‘bok içindeymiş sektör’ Bakın şu paylaşım ne diyor:

16 Mart 2020 Pazartesi

Müzikli Oyun İzmir'in Kızları Seyirciyi Mutlu Ediyor


İzmir’in Kızları metninin yolculuğu yaklaşık iki yıl sürmüş:

Yıl 2015: Serdar Saatman ve Yarkın Ünsal ellerindeki o zamanki adıyla Gülümse metnini Sezen Aksu’ya ulaştırması için Yonca Evcimik’e vermiş. Ses seda çıkmamış.

Yıl 2018 başları:  Serdar Saatman teksti Gaye Çankaya’ya verir. Gaye Çankaya ekibi kurar:

Gaye Cankaya Proje tasarımcısı ve Yönetmen
Serdar Saatman: Yazar
Sevi Yılmaz: Yrd. Yönetmen
Yarkın Ünsal: Yrd. Yönetmen & Dramaturg
Ömer Karasu: Dramaturg
Damla Develi : Müzik yerleştirme
Yapım: Most Production 

8 Mart 2020 Pazar

Bir ‘GARİP’ Orhan Veli (Reha Özcan)


Reha Özcan’ın Bir Garip Orhan Veli’yi çalışmaya başladığını duyduğumda çekincelerim vardı. Hocasının(Müşfik Kenter) oynadığı oyundu. Hakan Gerçek,  hocasının oynadığı Van Gogh’u oynarken hissetmiştim o duyguyu. Bizim neslimiz de oyunu hocadan seyretmişti. Bizim için bir karşılaştırma olacaktı ister istemez.

3 Mart 2020 Salı

Ali Poyrazoğlu’nun Hayatı(m) Roman (‘autofiction’)


Tek kişilik son oyunu Hayatım Roman için salona gittiğimde içeri girmeden akın akın gelen seyircilere baktım. Birinin kolunda zorlukla yürüyen yaşlılar da vardı arkadaş grubu içinde çevreye aldırmadan yüksek sesle birbirleriyle şakalaşan gençler de. Oturduğum koltukta komşum  ailesiyle gelmiş 12 yaşlarında bir kız çocuğu idi. Poyrazoğlu’nun her oyununda son koltuğuna kadar dolu bir salon her oyundan sonra fuayede kitaplarını imzalatmak için bekleşen seyirciler gördüm. Ali Poyrazoğlu’nun etrafında yarattığı ve yıllardır süren bu ilgiyi anlamaya çalışıyorum. Radyo programları, tv dizileri, filmler, kitaplar, gazete yazıları, yazılı ve sahnelenmiş oyunlar, çeviriler, konferans ve eğitimler  değişik çevreler içinde olmasını ve onlardan beslenmesini sağlamış. Ama ben onun özellikle son yıllarda modern meddah olarak adlandırdığım özelliğinin öne çıktığını düşünüyorum.  Zaman onun lehine çalışıyor.  Poyrazoğlu geçen zamandan çok şey öğrenmiş şimdi öğretiyor;  ağzına baktıran bir konuşma uzmanı. Seyirciler onun söylediklerini bir terapisti dinler gibi dinliyor.

20 Şubat 2020 Perşembe

Antre Sahne'den İyi Bir Oyun: BABA




Antre Sahne Antalyalı bir topluluk. Ayşe Sinem Korola ve Çağdaş Çobanoğlu  Antalya BB Şehir Tiyatroları(AŞT)  kadrosunda imiş. Şimdi değiller. Zira Muhittin Böcek Beyefendi AŞT’ı darma duman etti. Sinem ile Çağdaş bu durum ortaya çıkınca kendi sahnelerine odaklanmış. Birlikte yazmakta oldukları oyunu tamamlayıp oynamaya başlamışlar.  Ben oyunu İstanbul turnesi sırasında seyrettim.