17 Mayıs 2018 Perşembe

Türk Tiyatrosu'nda Ödül Felaketi


Her yıl Nisan ve Mayıs aylarında İstanbul'da ödül felaketi yaşanıyor. 'Ülkemizde' diyemiyorum zira ödüller İstanbul'da küçük bir çevrenin ilgi alanı içinde. Her yıl çeşitli isimler altında yenileri 'türeyen' ödüllerin jüri üyeleri ile adaylar arasında esen bir heyecan fırtınası(!) ortalığı kasıp kavuruyor(!) Küçük bir grup kendi arasında eğleniyor. 
Ödül sürüsünün lokomotifi Afife Ödülleri. O belli olunca arkadaki katar kendini ayarlıyor. Afife'de adı geçmeyenler diğer ödüllerde değerlendiriliyor(!) Böylelikle herkese boncuk veriliyor.  
Ödüller Türkiye'ye hâkim olan zihniyetin aynası. Yanlışları göstermesi gereken tiyatro, ödüller ile nasıl bir bataklığın içinde olduğunu ifşa ediyor. Bu yazı son on yıllık bir takibin sonucudur. Madde madde yazayım:

15 Mayıs 2018 Salı

Bergama Tiyatro Festivali'nde Terzopoulos ve 'Ajax The Madness'


'Ajax The Madness' birincisi(2018) yapılan Bergama Tiyatro Festivali'nin kapanış gösterisiydi. Programda, kağıt üstünde, Terzopoulos ve Attis Tiyatro isimleri festivalin zirvesini belirliyordu. İki gece önce saatlerce süren yağmura ve yağmur  riskine rağmen açık hava sahnesi Asklepion'u dolduran seyirci kadar bir seyirci topluluğunu cezbetmemiş olsa da böyle bir gösteri için hiç de kötü sayılmayacak, çoğunluğu gençlerden oluşan bir topluluk vardı. Kuyrukta beklerken sohbet ettiğimiz Menemenli iki genç tiyatro ile yakın bir ilgileri olmadığı halde böyle 'ışık oyunları' olan değişik gösterilerden hoşlandıkları için orada olduklarını söyledi. Oyunun bir yerinde aktör iki elinde tuttuğu ufak su dolu plastik torbaları başının üstünde birbirine vurup patlatınca çıplak bedeninde kırmızı ışık altında parlayan su damlalarını coşkuyla alkışladı seyirci. O zaman Menemenli gençlerin söylediği aklıma geldi. Seyirci 'action' seviyordu. Sahnedeki aktör,  içinde sakladığı bıçaklar olan yumruklarını  karnına vurup bıçakları saplar gibi yaptıkça arkamızda oturan iki -yaşı bizimkine yakın- kadın çok heyecanlandı. Ama keyf aldıklarını da çıkardıkları seslerden anlamak mümkündü. Onlar da 'action'-severdi.Bu seyirci oyun sonunda yerinden fırladı ayakta alkışladı oyuncuları ve Terzopoulos'u. Bence o da 'action'dı.


8 Nisan 2018 Pazar

Pürtelaş'ın Martı'sı Neden Uçamıyor?


Pürtelaş'ın Martı'sı için  tanıtımlarda kullanılan ifadeler şunlar: "Türkçe versiyon, güncel yorum, Çehov'a bugünden selam". Pürtelaş'ın Martı'sı bu üçünü bir araya getirememiş. Türkçe versiyon, Çehov'a bugünden selam verememiş; Türkçe versiyon adı üstünde yeniden yazıldı diyor o nedenle güncel yorum da olamamış.  Önce bu yüzden Martı başarısız. 

19 Şubat 2018 Pazartesi

Antalya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Hakkında


Son Antalya seyahatim sırasında Antalya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'ndan(AŞT) iki oyun seyrettim. Biri Engin Alkan'ın yönettiği Tarla Kuşuydu Jüliet diğeri Litvanyalı yönetmenin 'black-box' tekniği ile sunduğu Farklı isimli çocuk oyunu idi.  AŞT, şehrin merkezindeki salonu inşaat hâlinde olduğu için gösterilerini Antalya Mall'daki sahnede yapıyor. Antalya Tramvayı ile ulaşım rahat ve ucuz. Öğrendiğime göre kısa sürede şehrin merkezine eski sahneye dönecekmiş. Antalya'da planlanan ve yapımı devam eden başka sahneler de varmış.  Konuştuğum kişiler Belediye Başkanı Menderes Türel ile birlikte AŞT'ın 'can'landığını belirtti. Bunu AŞT'ın Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Özgür'ün 2017-2018 Sezonu Program kitabındaki yazısında Başkan'a  yönelik övgüleri de teyit ediyor.

15 Şubat 2018 Perşembe

İstanbul DT'da Sabun Köpüğü: Tamamen Doluyuz


İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda 'Tamamen Doluyuz' isimli bir oyun oynanıyor. Bu yazı, oyun eleştirisinden daha çok ödenekli bir tiyatronun oyun ve oyuncu seçimi ile ilgili olacak. 

Oyun sabun köpüğü gibi. New York'da müşterileri şöhretli kişiler olan bir lokantanın rezervasyon masasında telefonda kayıt alan, asıl mesleği oyunculuk olan bir gencin mesleği, ailesi, iş arkadaşları, patronu ve müşterilerden oluşan dünyasına giriyorsunuz. Sonunda her iş tatlıya bağlanıyor. Eğlencelik bir sabun köpüğü bu oyun.

2 Şubat 2018 Cuma

Tiyatro Pera'dan 'Vanya, Sonya, Mâşa ve Spike'


'Vanya, Sonya, Maşa ve Spike', 2013 Tony Ödülü almış bir oyun.  Christopher Durang(1949) tarafından yazılmış, Nesrin Kazankaya tarafından tercüme edilmiş. Tiyatro Pera  tarafından sahneleniyor. Yücel Erten yönetmiş oyunu. Oyun, 2016'daki 20.İstanbul Tiyatro Festivali için hazırlanmış ve 2017 tiyatro ödüllerinin gözdesi olmuş. Neredeyse her büyük ödülde oyunun ismi geçmiş. Oyuna oyunculuk dallarında çeşitli ödüller verilmiş. En iyi erkek, yardımcı erkek, kadın, yardımcı kadın oyuncu dallarında alınan ödüllerin genel değerlendirmesi bize ismi üstünde mutabakat sağlanmış gibi görünen  Tilbe Saran'ın  oyunun yıldızı olduğunu gösteriyor.

28 Ocak 2018 Pazar

Kötü Bir Oyun: When in Rome


Yeşim Özsoy
Yeşim Özsoy Türk Tiyatrosu'nun savaşçı kadınlarından biri. Onu tarif etmem gerekirse çalışkan, kararlı, iddialı, inatçı, ketum kelimelerini seçerim. Galata Perform, onun yarattığı bir marka. Bu isim altında Yeni Metin Yeni Tiyatro da bir başka marka. Görünürlülük projesi onun düzenlediği bir etkinlik. Yeni sanat-yeni metin, yeni oyunculuk, oyun çevirisi, oyun okuması, sahneleme, yönetmen konularında söyleşiler, paneller, atölyeler düzenliyor. Yurt içi ve yurt dışı etkinliklere katılıyor, etkinlikleri misafir ediyor. Yeni yazar ve yeni oyunun ortaya çıkmasına çalışıyor. 'When in Rome' onun atölyesinden çıkan bir oyun. Öznur (Şahin)Yalgın yazmış. Yazar, 'Oyun yazma süreci boyunca Yeşim Özsoy ve Ceren Ercan’dan aldığım geri bildirimlerle metin daha dinamik, ritmik bir tat yakaladı ve son halini buldu.' dediğine göre oyunun içinde Özsoy ve Ercan da var.