10 Şubat 2017 Cuma

İki Yaralı İnsanın Buluşması: "Sevgiler Alıyorum, Eskici!"

Ali Erdoğan'ın özel bir insan olduğunu düşünürüm. Ayaküstü yaptığımız  kısa sohbetlerimizde saygılı bir mesafede durur. Bu kendine duyduğu saygıdan ileri gelir. Ben de ona saygı duyarım.

Ali Erdoğan denince komedi gelir akla önce. Ali Erdoğan güldüren adamdır. Ama güldürüsü kaba değildir. Onun güldürüsünde hüzün vardır. Haldun Taner'i sever belki de ondan. Ben de Haldun Taner'i severim. Belki de o yüzden onu anlarım.

Ali Erdoğan bu kez hüzünlü bir hikâyenin içine güldürü serpiştirmiş. Yarattığı Eskici tipini ben ona benzettim. Galiba haklıyım.


21 Aralık 2016 Çarşamba

Harcanan Zamana Yazık bir Oyun: Peranın Zamanı


125'inci yaşını kutlamaya hazırlandığı bu günlerde Pera Palace Hotel Jumeirah farklı bir etkinliğe ev sahipliği yapmak istemiş. Altıdan Sonra Tiyatro, Pera Palas'ta Peranın Zamanı isimli "değişik" bir gösteriye imza atmış. Oyunun dramaturji ve ön çalışmaları daha önce Yokuş Aşağı Emanetler isimli gösteride ortak yapımcı olan Lokstoff ile birlikte yapılmış.

12 Ekim 2016 Çarşamba

Aladdin(Disney Theatrical Productions) New Amsterdam Theatre(NY)

Alaaddin,  1001 Gece Masalları içinden bir Doğu hikâyesi. Batı bu hikâyeleri yıllardır sinemada, sahnede kullanıyor. Başka bir ifadeyle kaynağı allayıp pullayıp Batı'nın Doğu  algısını yeniden  oluştururken (Orientalizm) hikâyelerin de "üstüne oturuyor". Doğu kendi hikâyesini perdede, sahnede "ağzı açık" seyrediyor. Hatta hikâyenin kendisinden çıktığını bile unutacak hâle geliyor. Bu, kapitalizmin emperyal oyunlarından biri. Aladdin işte böyle bir yapım.  Aslına bakarsanız artık Doğu ve Batı yok, Batı ve Batılılaştırılan Doğu var.  Bu algı ile bakarsanız Aladdin ve benzeri "oyunlar" bir amaca hizmet ediyor.  Ben "Ay çok şirin Aladdin'i oynayalım" dendiğine inanmıyorum. Bu kararın arkasında iyi bir hesap kitap olduğunu düşünüyorum. Disney bu işi iyi yapıyor. Broadway müzikalleri bir üst/üstün aklın yarattığı stratejik bir yapı bence. Bu üst/üstün akıl dünyayı tiyatro ile şekillendiriyor. Tiyatronun gücü bu. Ülkemizde tiyatroyu kısır ve sığ bir tartışmanın sınırlarına sıkıştıran "akıl"larımıza sesleniyorum. Adamlar Alaadin'i çalmış senin beynini oyuyor ağabey sen ne diyon?


10 Ekim 2016 Pazartesi

Heisenberg (Manhattan Theatre Club-Broadway)

Ülke olarak Broadway'e çok yakın olmadığımız bu nedenle de oraya yolumuz düştüğünde bir göz atıp geldiğimiz yada "oralar" medyada karşımıza çıkan bir haber başlığından fazlası olmadığı için Broadway'de seyrettiğim bir oyun hakkında yazacağım yazının da bizim gözümüzden anlamlı olabilecek özellikleri anlatmasına çalıştım.  


24 Nisan 2016 Pazar

Ay Işığında Şamata'yı(İBBŞT) Niçin Beğenmedim

Merakla beklediğim bir oyundu.  Çandarlı'ya gidişimi  erteledim seyretmek için. Bende güzel anıları var. Ay Işığında Çalışkur hikâyesinden ilk kez ben uyarladım sahneye. Haldun Taner gelip seyretmişti. Cömert övgülerini esirgememişti. Hep gururla hatırlayacağım hikâyemi, yazmıştım daha önce.    (http://melihanik.blogspot.com.tr/2009/05/ay-isgnda-calskur-hikayesinin-hikayesi.html)
O oyun dolayısıyla kendisi ile bir kaç kez bir araya gelme şansım oldu. Ne zaman davet etsek Boğaziçi Üniversitesi'ne geldi oyunlarımızı seyretmek için.  Kendisini sevgi ve saygıyla anıyorum her zaman. Onun gibi insanların sayısı az. Bence  Haldun Taner'in benzeri yok.  Haldun Taner zarif, nazik bir insandı. Oyunlarında, hikâyelerinde, düz yazılarında onu görürsünüz. İnsan sever bir  insan. Esprisi zekâ dolu, eleştirisi derin, gülmecesi seviyeli, kültürlü. Onun çok kullandığı bir kelimeyle kısaca 'gusto'su olan bir insandır Haldun Taner. Zevkleri rafine olmuş bir insandır. Onun için ona 'beyefendi, çelebi' derler . Bu kelimeler ona yakışır.  Haldun Taner'le karşılaşmamış birisi, eserlerini okuyunca  anlar onu.


21 Nisan 2016 Perşembe

Kaçırılmaması Gereken Bir Oyun : Pencere (Oyun Atölyesi)

David Hare'in 'Skylight' isimli oyunu Oyun Atölyesi'nde Haluk Bilginer tercümesinden Pencere ismiyle sahnelendi.  NTV'deki Gece Gündüz programında Haluk Bilginer'in açıklamasından öğrendiğime göre  oyun  1996 yılında Devlet Tiyatroları tarafından sahnelenmiş. İBBŞT'dan bir oyuncudan edindiğim bilgiye göre de oyun  aynı yıllarda Filiz Ofluoğlu tercümesiyle İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Tiyatroları tarafından da oynanmış. Oyunun dünyada ilk oynanış tarihi 1995. Çok ödüllü bir oyun.  David Hare de çok ödüllü bir yazar.


18 Nisan 2016 Pazartesi

Tiyatro Antrenmanı: Görme Yeri'(Görmeyeri)nden Kimseye Bir Şey Söylemeyeceğim

Görme Yeri'(Görmeyeri)nin ismini Kimseye Bir Şey Söylemeyeceğim ile duydum. Oysa bu ilk oyunları değilmiş. Topluluğun ismini duymama sebep Nihan Aypolat'tır. Bu oyunu seyretmemin nedeni de odur. Nihan Aypolat'ı  başka bir oyunda seyrettim, beğendim. Bir başka oyunda daha seyrederek hakkında kesin bir karar vermek istedim. Nihan Aypolat hakkındaki kararım olumludur. Onu daha iyi metinli oyunlarda seyretmek isterim.