2 Mayıs 2016 Pazartesi

'Entel İşi' bir Oyun : Gülünç Karanlık(BBT)

Bu yıl Bakırköy Belediye Tiyatroları ne yaptıysa olay oldu. Ödül jürileri onları kaçırmadı, aday yaptılar, ödüller verdiler. Ben Yanlışlıklar Komedyası'na davet edildim. Beğenmediğimi yazdım. Sonraki oyunlara davet edilmedim. Sonraki oyunlar dediğim yeni yönetimin yeni oyunları, yâni okuma tiyatroları, Melih Cevdet Anday'ın Yarın Başka Koruda isimli oyunu ve  Wolfram Lotz'un Gülünç Karanlık isimli oyunu. Gülünç Karanlık hem konu olarak ilginç geldi hem de görüşüne inandığım tiyatrocu bir dostum oyunu çok övdü. Oyunun metnini istedim, BBT- GSY asistanı gönderdi. Okudum. Oyun radyo tiyatrosu olarak yazılmış. Bu metinden nasıl bir sahneleme çıkmıştır diye merak ettiğim için oyunu seyrettim.  

30 Nisan 2016 Cumartesi

İyi Oyunculuk Yanlış Tekst : "Kim Var Orada?" (BGST)

Oyunu bir buçuk kez seyrettim. Önce tüm oyunu sonra Boğaziçi Üniversitesi Demir Demirgil Sahnesi'nin açılışında sahnelenen birinci perdeyi seyrettim.   Oyuncularla konuştuğumda oyunun her oynanışında ufak tefek değişikliklerle geliştirildiğini öğrendim. Okuduğum  eleştirmenler oyunu çok beğendi.(nedense?) Bazıları da yazmamayı tercih etti, pas geçtiler. Oyunu daha önce yazacaktım ancak oyun ve oyuncular Afife Ödülleri'nde aday oldu. Yanlış anlaşılır diye bugüne kadar bekledim. Afife Ödül Töreni bitti şimdi yazıyorum.

24 Nisan 2016 Pazar

Ay Işığında Şamata'yı(İBBŞT) Niçin Beğenmedim

Merakla beklediğim bir oyundu.  Çandarlı'ya gidişimi  erteledim seyretmek için. Bende güzel anıları var. Ay Işığında Çalışkur hikâyesinden ilk kez ben uyarladım sahneye. Haldun Taner gelip seyretmişti. Cömert övgülerini esirgememişti. Hep gururla hatırlayacağım hikâyemi, yazmıştım daha önce.    (http://melihanik.blogspot.com.tr/2009/05/ay-isgnda-calskur-hikayesinin-hikayesi.html)
O oyun dolayısıyla kendisi ile bir kaç kez bir araya gelme şansım oldu. Ne zaman davet etsek Boğaziçi Üniversitesi'ne geldi oyunlarımızı seyretmek için.  Kendisini sevgi ve saygıyla anıyorum her zaman. Onun gibi insanların sayısı az. Bence  Haldun Taner'in benzeri yok.  Haldun Taner zarif, nazik bir insandı. Oyunlarında, hikâyelerinde, düz yazılarında onu görürsünüz. İnsan sever bir  insan. Esprisi zekâ dolu, eleştirisi derin, gülmecesi seviyeli, kültürlü. Onun çok kullandığı bir kelimeyle kısaca 'gusto'su olan bir insandır Haldun Taner. Zevkleri rafine olmuş bir insandır. Onun için ona 'beyefendi, çelebi' derler . Bu kelimeler ona yakışır.  Haldun Taner'le karşılaşmamış birisi, eserlerini okuyunca  anlar onu.


21 Nisan 2016 Perşembe

Kaçırılmaması Gereken Bir Oyun : Pencere (Oyun Atölyesi)

David Hare'in 'Skylight' isimli oyunu Oyun Atölyesi'nde Haluk Bilginer tercümesinden Pencere ismiyle sahnelendi.  NTV'deki Gece Gündüz programında Haluk Bilginer'in açıklamasından öğrendiğime göre  oyun  1996 yılında Devlet Tiyatroları tarafından sahnelenmiş. İBBŞT'dan bir oyuncudan edindiğim bilgiye göre de oyun  aynı yıllarda Filiz Ofluoğlu tercümesiyle İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Tiyatroları tarafından da oynanmış. Oyunun dünyada ilk oynanış tarihi 1995. Çok ödüllü bir oyun.  David Hare de çok ödüllü bir yazar.


18 Nisan 2016 Pazartesi

Tiyatro Antrenmanı: Görme Yeri'(Görmeyeri)nden Kimseye Bir Şey Söylemeyeceğim

Görme Yeri'(Görmeyeri)nin ismini Kimseye Bir Şey Söylemeyeceğim ile duydum. Oysa bu ilk oyunları değilmiş. Topluluğun ismini duymama sebep Nihan Aypolat'tır. Bu oyunu seyretmemin nedeni de odur. Nihan Aypolat'ı  başka bir oyunda seyrettim, beğendim. Bir başka oyunda daha seyrederek hakkında kesin bir karar vermek istedim. Nihan Aypolat hakkındaki kararım olumludur. Onu daha iyi metinli oyunlarda seyretmek isterim.

10 Nisan 2016 Pazar

Doğru Konu, İlk Oyun, Şaşaalı Gemi, Yanlış Reji: Radyonun İçindekiler (İBBŞT)

Radyonun İçindekiler gündeme uyan bir oyun. Kaçak mültecileri anlatıyor. Bu açıdan konu olarak doğru bir seçim. Oyun, KOÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Dramatik Yazarlık ve Dramaturji Ana Sanat Dalı'ndan mezun 1976 doğumlu Cenk Gündoğdu'nun  yâni yazarlığın eğitimini almış bir yazarın ilk oyunu. Oyun 2011 yılında kitap olarak basılmış. Mülteciler konusunda bugün yaşananların yoğunluğunu düşününce iyi bir öngörüyü yansıtıyor. Bir gemi içinde İranlı, Iraklı, Filistinli, Yahudi, 8 kişi ülkelerinden kaçıyor. Oyun ilk oyun olmanın zayıflıklarını taşıyor. Yazar, yönetmen ve dramaturg işbirliğinden doğacak yakın ilgi ile oyun zaaflarından arındırılabilirdi. Ancak oyunun künyesinde dramaturg yok. Genç bir yazara Türkiye Kayası'nı yeniden yazdıracak kadar oyuna müdahale etme hakkını kendilerinde gören kurumun cevval dramaturgları da uzaktan seyretmiş herhalde. Demek ki herkesin gücü bir yere kadar yetiyor. Sahneden benim aldığım izlenim  yönetmen de oyuna yakın ilgi göstermemiş. Bence dekoru görünce o kadar etkilenmiş ki oyuna gereken müdahaleleri yapmayı unutmuş. Yazar da yapılanı kabul etmiş. Ona oyununun İBBŞT'da sahnelenmesi yetmiş.

9 Nisan 2016 Cumartesi

Karma Drama'da Zeytin Çekirdeği

Tiyatro muhteşem bir sanattır eğer iyi yapılırsa.

Biliyorum herkes biliyor bunu. Ya da bilen biliyor o da yeter. Bilenler sayesinde ayakta tiyatro.

Tiyatro toplumun bir yarasını kanatarak açmaz. Üzerindeki pansuman pamuğunu şefkatle kaldırır. Yaraya sevgiyle dokunur. Hani tentürdiyot yakmasın diye yaraya sürerken üflersiniz ya öyle yumuşak bir soluktur tiyatro. Merhemi yanığın üstüne avucunuzla yumuşacık yayarsanız ya tiyatro avucun sıcacık yumuşaklığıdır. Tiyatro sevgiyle yapılır elbet ama akıldır o sevgiyi yöneten.

Zeytin Çekirdeği'ni yazmaya başlarken planlamadığım halde yukarıdaki satırlar döküldü klavyemden.