3 Şubat 2016 Çarşamba

Aziz Nesin'in İki Kısa Oyunu Versus Tiyatro'da

2015 yılında Aziz Nesin'in 100. doğum günü olacaktı.
Aziz Nesin 1995 yılında öldü, 80 yaşında.
Hikâyeler, romanlar, oyunlar, köşe yazıları, mektuplar, çocuk kitapları, çizgi romanlar, makaleler, gezi notları, anı kitapları, şiirler bıraktı geride.
Zübük, Gol Kralı, Tatlı Betüş , Yaşar Yaşamaz gibi yüzlerce tip yarattı.
Yazdı yazdı yazdı.. Yaşamak için yazdı. Yazmak için yaşadı.
Konuştu, söyleşti.  İnsanlığın vicdanı,  Türkiye'nin nabzı oldu.
Çatalca'daki Nesin Vakfı'nda kollarını kalbini çocuklara, gençlere açtı.
Eserleri yabancı dillere en çok çevrilen dört Türk yazarından biri. Onu dünya tanıyor.
Türkiye'de dünyada pek çok ödül aldı.
Ama Türkiye onu takip etti, yargıladı, tutukladı, mahkûm etti, hapis yatırdı, yakmak istedi.
'Bu ülkenin yüzde altmışı aptaldır' dedi. Haksız mı?



Onu dünyada  büyük halk kitlelerine ulaştıran hikâyeleri Aziz Nesin'in insan sevgisini, bireyin yurduna  karşı hissettiği sorumluluğunu anlatır bence. İşlerin olması gerektiği gibi olabilecekken olmamasından doğan öfkesi, kızgınlığı, hiddeti mizah olur çıkar ortaya. İnsanın insana davranışı dünyanın her yerinde aynıdır. O nedenle Aziz Nesin yerelden çıkıp dünyaya seslenmesini bilmiştir. Kendi ifadesiyle söylemek istediklerimi en iyi dile getirdiğim tür dediği oyunlarını ise üçe ayırmak gerekir. Düz, doğrudan anlatımı seçtiği ve 'ucuz' olarak nitelediği 'Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz' gibi oyunları seyirci tarafından daha çok beğenilmektedir. Bu kapsamda  'Bir Zamanlar Memleketin Birinde', 'Başarılarımı Karılarıma Borçluyum'u dahil edebiliriz.  Biraz Gelir misiniz? Çiçu, Bir Şey Yap Met  gibi oyunları Aziz Nesin'in 'yeni bir tiyatro işi yaptığıma inandığım' dediği ikinci grubu oluşturur. Bir de üçüncü gruba ait Karagöz oyunları var.  Aziz Nesin'in beş kısa oyun başlığı altında toplanan oyunları(Bir İnsan Sesi Üstüne Üç Sesli Üzünç, Sen Gara Değilsin, Bir Kadın İçin Düet, Hazır Ol, Yaşasın Kavuniçi) 'absurd' olarak sınıflandırılmıştır. Aziz Nesin gerçekleri anlatmak için soyutlamayı kullandığını ama oyunlarının soyut ve simgesel olmadığını söylemiş.  Bu oyunlarda Aziz Nesin,  aklın sınırlarını zorlayarak zekâsının keskin kılıcıyla meselelere sıra dışı çözümler kesmiştir.  Aziz Nesin'in düşüncesine göre  'Yerel ya da bölgesel yolla ulusal sanat ve özellikle ulusal tiyatro kurulamaz.Çünkü yerel olan her şey geçicidir. Ulusal olmak için sınıfsal olmak ve sonsuz olarak o ulusa ait davranışları ortaya koymak gerekir. Asıl ulusal olan insanın insana (bireye), insanın topluluğa, topluma, insanın doğaya, insanın kendine, insanın olay ve olaylara karşı davranışıdır.'
Versus Tiyatro, bu büyük çınarı anmak için onun kısa oyunlarından ikisini, Bir İnsan Başı Üstüne  Üç Sesli Üzünç ve Sen Gara Değilsin'i sahnelemiş.

Bir İnsan Başı Üstüne Üç Sesli Üzünç, hakkında vur emri çıkarılmış ve başı için ödül konulmuş bir Suçlu,  onun peşindeki Polis ile Muhbir arasında geçer. Kaçamayan Suçlu ve Yakalayamayan Polis  tuhaf bir diyalog içindedir. (Bana Hamlet'in kararsızlığını hatırlattı.)Muhbir'in bir eylem yapabilmesi 'elinde değildir' ama Muhbir yüzünden eylemsizlikten  eylem çıkar.  Üçü de üzülür ama üzünçleri farklıdır. Üzünçlerini kendilerine uygun mazeretlerle gerekçelendirirler.  Aziz Nesin suç, ceza takdiri, cezalandırma kavramları üstüne algı oyunları yapar. Eylemleriniz  için kendinizi tatmin eden/haklı çıkaran bir mazeret bulabilirsiniz. Olayın sonucu olayın kendisini anlatmayabilir.     

Sen Gara Değilsin, bir kahraman yaratma hikâyesidir. Toplumlar, kahraman yaratmaya, yaratılmış kahramanları sahiplenmeye hazır bir körlük içindedir. Kahraman için dikilen heykeller gerçeğin kendisinden daha önemli hâle gelebilir. Resmî tarih, diktiği heykeli yıkmaz, gerçeği kabullenemez, reddeder.

 Versus, her iki oyunda yazılanı 'kıraat etmiş'. (Bu hususta eksiklik yok. İcra iyi.) Bunda Aziz Nesin'in hiçbir eksik kalmasın anlayışının da etkisi var. Yazıldığı şeklin dışında yeniden 'okuma' olanağı kısıtlı. Buna rağmen Versus dekor tasarımı ile yorumu zorlamış. Aynı sahnede yan yana duran, pvc borulardan yapılmış ağaç ve heykel her iki oyunu  aynı temele oturtma eğiliminin göstergesi. Ancak soyut heykeller tekstteki  gerçeği de soyutluyor. Bence Versus, en başta 'absurd'  tanımına takılı kalmış. Oyunculukta da bu anlayış kendini gösteriyor.  Bence gerçekçi (ve de dramatik) oynamaları daha iyi olurdu.  

 Versus, her iki oyunu Aziz Nesin'in şiirleri ile bağlamış. Ama bu örneğin Türk müziği  fasıl icrasındaki kadar bütünlük sağlıyor. Fasılda da  makamdan makama geçiş solo enstrümanın doğaçlaması(taksim) ile yapılır. Ben Nihan Aypolat tarafından şahane yorumlanan şiirleri o sololara benzettim, dinlemekten çok keyif aldım ve oyunun içinde bütünlük olmayışına aldırmadım. Sonunda ben o geceyi Aziz Nesin'i anma akşamı olarak yaşadım. Hem şiirler çok güzeldi hem de oyunlar iyi oynandı.

Aziz Nesin'i hatırladıkça ne kadar çok eksildiğimizi daha çok anlıyorum. Haksız mıyım?

Melih Anık

Kaynak
Beş Kısa Oyun- Aziz Nesin- Şiir Tiyatro Yayınları
Gelişim Sürecinde Türk Tiyatrosu- Sevda Şener- Mitos Boyut Yayınları
Aziz Nesin'in Beş Kısa Oyununda Absurd Tiyatro İzleri

Aziz Nesin / Kısalar
Bir İnsan Başı Üstüne Üç Sesli Üzünç
Sen Gara Değilsin
yazan Aziz Nesin
yöneten Kayhan Berkin & Arda Öztürk
süpervizör Metin Balay
reji asistanı Nihan Aypolat
dekor&poster tasarım Gökhan Kodalak & Tuğçe Kodalak
oynayan Cenk Hakan Köksal,Kayhan Berkin,Kerim Urun,Kubilay Çamlıdağ,Nihan Aypolat,Şevket Süha Tezel

1 yorum:

  1. Aziz Nesin'i sevmek yada...

    Melih Anık, Aziz Nesin'i seviyor. Ülkesini seven, Aziz Nesin'i sever. Siz de, Aziz Nesin'i sevin...

    Hilmi Bulunmaz

    YanıtlayınSil