9 Haziran 2013 Pazar

Eylemin İçinde Tiyatro : Gezerken

Bugünlerde tiyatro yazmak gelmiyor içimden. Ama gene de dört yazarın ortak çalışması ‘Gezerken’i seyretmek için Gezi Parkı’na gittim. Duvar yazıları, sloganlar, grafik tasarımlar, fotoğraflar, videolar vb yanında tiyatronun yaşadığımız döneme sıcağı sıcağına bakması hem ilginç hem de olumlu bir katkı. Öte yandan tiyatral bir deneme olarak da anlamlı, yol gösterici, ufuk açıcı. Eminim ki bu gösteriyi hazırlayanlar, seyreden tiyatrocular da seyirci tepkilerine bakarak gelecek için ülkemizde çok da alışılmadık bu türü daha da geliştirecekler. Dikkatimi çeken şey, yazarların eylemin ruhu ve gerçeğine dair yakaladıkları ayrıntılar, konuyu işleyiş biçimleri ile sahnedeki oyuncunun seyirciyi dinleyerek, gözleyerek sergilediği oyunculuk biçimindeki “özel” durum. Onlara bakarak Gezi Parkı’nda esen rüzgârı anlamak, Gezi Parkı’nın nabzını tutmak mümkün. ‘Gezerken’, tiyatronun eylem içinde bir anlamda bir “Vak'a-Nüvis” gibi olayı, eylemi kaydetmesinin önemini ortaya koyuyor. Abartmadan ve de “ajite” etmeden böyle bir gösteri o sıcak atmosferde gerekeni ve görevini yapmıştır. Meydanı dolduranların gösterdiği büyük ilgi ve de tepkiler gösterinin başarısının kanıtı.