Beklan Algan ile hiç tanışmadım.
27 Mart 2011’de yani Tiyatro Günü’nde Maya Sahnesi’nde düzenlenen Ayşın Candan’ın moderatörlüğünü yaptığı ve Metin Deniz, Cevat Çapan, Cüneyt Türel, Nihal Koldaş, Cüneyt Yalaz ve Mehmet Esatoğlu’nun konuşmacı olarak yer aldığı panelde anlatılan Beklan Algan’ı tanıyordum.
Aynı duyguyu 2009’da Türkiye Üniversiteleri Tiyatro Şenliği kapsamında düzenlenen sempozyumda o salona girdiğinde esen ‘muhalif’ rüzgârı hissettiğim sırada yaşamıştım. O heyecan ve tutku ile tiyatro için ve üzerine konuştukça hissetmiş olduğum rüzgârın Beklan Algan’ın ‘muhalifliği’ değil ona karşı olanların ‘muhalifliği’ olduğunu anlamıştım. Rahatsızlığım da belki ondandı. Beklan Algan’a ait olan muhalifliği ben seviyor, anlıyordum, olmasa hayallerim yıkılırdı.