Bulvar Komedisi eskiden daha çok kullanılırdı. Sonraları fars, vodvil, sitkom gibi isimlendirilen aslında aynı türün
çeşitleri ile hayatımıza girdi. Hepsinin ortak tarafı seyirciyi
eğlendirmektir. Fiziksel mizah, saçmalık, olasılık dışı işler, yanlış anlaşılmalar,
hızlı tempo bu tür oyunların özellikleridir. Siyasi, toplumsal hicivden
kaçınılır. Amaç seyirciye iyi vakit geçirtmektir. Soap opera da bu türün
operadaki karşılığıdır. Yâni sabun köpüğü gibi
etkisi kısa sürer. Patlar ve unutulur. Ülkemizde televizyon ekranlarında skeçlerden oluşan ‘bir
demet tiyatro’ ile başlayan bir furya çıktı. Hatta bazısı hem de üniversite
gençliği tarafından ‘en iyi tiyatro’ ödülü ile ödüllendirildi. Halk televizyonda gördüğünü tiyatro sandı. Bu uygulamalar kötü etki yaptı, tiyatro hakkında kötü izlenim bırakıyor. Bu türün tiyatro sahnesinde canlı oynanan
versiyonunun iyi tarafı seyirciyi
tiyatroya, bir tiyatro salonuna girip tiyatro seyretmeye alıştırmasıdır. Her
tiyatro topluluğu bu tür oyunları seçer. Zira halk bu oyunları sever. Gişe
gelirini arttırmak gerekir. Ödenekli tiyatrolarda ise bu tür yöneticiyi kapalı gişe ve doluluk oranı ile
övündürtür. Burada hassas bir nokta var:
Bazı sahnelemeler işin suyunu çıkarır bazıları ise tiyatro kuralları içinde
oynanır. Bu türün yönetmenliği ve oyunculuğu da farklıdır. İşte Eskişehir BB
Şehir Tiyatrosu’nda sahnelenen Kendime Kıyamam türün tiyatro kuralları içinde
oynanan başarılı bir örneğidir..
Yazar Curth Flatow tekstin başında uyarılar yapmış.
Dekor hızlı değişmeli
Döner sahne olsa iyidir.
‘En güzeli mi en hızlıyı mı seçmeniz
gerekiyor? En güzel olan en hızlıyı seçin.’
Bir not da replikler ile ilgili:
“Berlin’deki
oyunda baş rolü oynamış oyuncu kısa
boylu idi. Sizin oyuncunuz uzun boylu ise birinci sahnenin sonundaki ‘… sendeki
kısa bacaklarla…’yı çıkarın. ‘…sendeki bu uzun kollarla…’ veya ‘ ….sende bu
maymun kolları varken….’ gibi değiştirebilirsiniz.”
Oyunda seri kostüm değişiklikleri var. Ama yazar o konuda da çok hassas: ‘Oyunu
ona göre kurdum’ demiş. Onuncu
sahnede ‘pantolon içine pijama giyse iyi olur’ demiş. On ikinci sahnede
izdivaç teklif ederken ‘sırtında bir yağmurluk olduğundan sadece yağmurluğu
pantolonu ayakkabıları ve çorabı çıkartarak seyircinin şaşkınlığı içinde yatakta
olmalı’ demiş. Yazarın tiyatro sahibine
de bir notu var: Böyle masraflı bir oyun yazdığı için özür diliyor ve bir
dahaki sefere tek dekorlu bir oyun yazma sözü veriyor. Ve son not: ‘Lütfen hızlı olun. Seyirci karanlıkta yerini aramaktan kaçınmaz ama
yerine oturduktan sonra karanlıkta kalmak istemez.’
Çok titiz ve vesveseli bir yazar ile karşı karşıyız. Bunları bir yönetmen kendisi bulabilir. Yazar hangi yönetmenleri hayal etmiş acaba? Yazarın oyunu yazdığı yıl kaç yaşında olduğunu merak ettim. Ben bu kadar yönetmene karışan, akıl veren bir yazar okumadım daha önce. Yönetmen ne yapacağını bilmez mi! Curth Flatow 1920-2011 yılları arasında yaşamış bir yazar. Daha çok senaryolar yazmış. !966 yılında yazdığı oyun 1979-80 yılında Kent Oyuncuları tarafından Bodrumdaki Pencere adıyla oynanmış. Kenter’ler yazarı ve oyunu keşfetmiş ve Türk Tiyatrosu repertuarına sokmuş. Kendime Kıyamam (Der Mann der sich nicht trout) 1973 tarihli. Oyun Almanya’da film yapılmış(1976). Ülkemizde 2005-06’da Ankara Devlet Tiyatrosu, 2018 de Sivas Devlet Tiyatrosu oynamış. Oyunun ismi Kendime Kıyamam bence çok doğru bir seçim. Özgün anlamı korkan adam cesaret edemeyen adam olarak çevrilebilecek bir oyuna Kendime Kıyamam ismini vermek çok yerinde. İşi nikah ‘kıymak’ olan bir nikah memurunun kendine nikah kıymaya cesaret edememesi fikrinden yola çıkarak ‘kıyamam’ın ikili anlamını kullanmak çok akıllıca. Çevirmen Hale Kuntay’ı saygıyla anıyorum..
Yönetmen Murat Aksu ki bu oyunda daha önce nikah memurunu oynamış ne
yaptığını biliyor . Sahneye döner bir platform yapmış. Bu şeklide yazarın
istediği hız sağlanmış . Tipler abartılarak oyuna karikatür havası verilmiş. Oyuncuların
oyunun başarısında katkıları çok büyük. Oyunculukta üslub birliğini yakalamışlar. Oyunu elbirliği ile taşıyorlar. Her
biri kendi rolünü çok iyi çalışmış ve çok iyi karakterler ‘çıkarmış’ Abartılı roller oyuna çok yakışmış. Bu arada
seçilmiş müzikler de oyun temposuna çok hizmet ediyor. Kostüm özenli. Işık sadece aydınlatma değil işlevsel. Yukarıda dediğim gibi
tiyatro bilen yönetmen ve oyuncular türün ve oyunun hakkını vermiş. Ortaya
seyretmesi çok keyifli bir oyun çıkmış.
Tüm oyuncular çok iyi oynuyor . Eminim ki her seyircinin zihninde bir rol
kalacak. Benim zihnimde hepsi var ama ilk aklıma gelen hemşireyi oynayan Emel Alnady. Hani derler ya
küçük rol yoktur diye. Emel Alnady bunu ispatladı.
Bu tür oyunlar farklı yeni bir şey yapmaya imkan tanımaz. Önemli olan tekstin hakkını vermektir. Oyuna ait başka oyunlardan videolar sosyal medyada var. Oyun onlardan geri kalmamış. Seyretmesi neşeli bir oyun yapılmış. Yazımı bir soru ile bitireyim:Bu oyun uyarlanamaz mıydı? Bence uyarlanırdı. Seyirciniz bol olsun.
Melih Anık
Yönetime not: Lütfen fuayede ve oyun kitabında isimlerinin yanına oyuncuların oynadıkları
rolleri de yazın. Ayrıca oyuncuların oyundaki rolleri ile fotoğraflarını paylaşın. Seyirci fuayedeki panonun önünde bulmaca çözmesin..
Oyunun Künyesi:
Yazan: Curth FLATOW
Çeviren: Hale
KUNTAY(Küntay değil)
Rejisör: Murat
ATAK
Yönetmen
Yardımcısı: Tolga TÜMER, Ecren Can SERİM
Kostüm
Tasarım: Tülay KALE
Işık
Tasarım: Soner ERDOĞMUŞ
Realizatörler: Nejdet Metin, Filiz Çankaya Uzun, EkaterinaAleksdrownaDunaeva
Sahne Amiri: Berna Kafkas
Afiş Broşür Tasarım : İlkay AzizleroğluÖncü,Necla Yıldırım
Fotoğraf Rahime Emekçi
Ses Kumanda Enes Turhan
Işık Kumanda Anıl Elma
Dekor Yapım: Yener Özolak, Ercan Akbayır, Gazi Güngör
Giydirici Terziler: Gülnur Gece, Gülcan Demiral, Aysun Altaş
Sahne Makinistleri: Sinan Yeşil, Tarkan Genç, Ali Doğru, Erkan Emir
OYUNCULAR
Korel
CEZAYİRLİ
Çiğdem ALTUĞ
Başak Boran OKSAL
Serkan SEZGİN
Sinan AKTEZCAN
İsa Can DİNÇ
Birsu METİN
Emel ALNADY
Onur BİRGİ
Yağmur Sena KAYAR







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder