29 Aralık 2012 Cumartesi

Tiyatro Boyalı Kuş’tan Jale Karabekir Rejisiyle Matmazel Julie(Strindberg)


Bu yazıya Ertuğrul Muhsin ile başlamak bir vefa borcu ödemektir. Zira Strindberg’i Türkiye’ye tanıtan Ertuğrul Muhsin’dir. Tercümesini yaptığı 1937 tarihli Baba isimli piyesin önsözünde, 1916 yılında Almanya’ya gittiği zaman Alman sahnelerine hâkim tek yazar olarak Strindberg’i tanıdığını yazmış. Diyor ki “Bir takım muharrirler vardır ki eserlerini sahnede görürsünüz, hoşlanırsınız, geçer gider. Strindberg o muharrirlerdendir ki yalnız bir eserini okutmakla da insanı bırakmaz, ondan kurtulamazsınız.”  Ertuğrul Muhsin, “İsveç’te Strindberg’in natüralizmin babası sayıldığını” belirtir. Baba, “1936-1937 tiyatro mevsiminde İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda temsil edilmiştir.” (“Tiyatro mevsimi”nin güzelliğine bakar mısınız! )

18 Aralık 2012 Salı

Usta mı Çırak mı? : Toplu Hikâyeler(Kent Oyuncuları)


Donald Margulies (1954) üniversitede tiyatro öğreten, Amerikalı  bir oyun yazarı, pek çok ödülün de sahibi.  Margulies, sinema ve televizyon için senaryolar yazmış, roman uyarlamaları yapmış. Toplu Hikâyeler 1996 yılına ait bir eser. Oyun Pulitzer Ödülü’ne aday gösterilmiş. Pek çok eser vermiş olan yazarın “Time Stands Still” "Shipwrecked! An Entertainment" "Brooklyn Boy" "Sight Unseen" "The Model Apartment" "The Loman Family Picnic" ve ülkemizde de yayımlanan “Dostlarla Akşam Yemeği”,  çeşitli ödüllerle onurlandırılmış eserleri arasında yer alıyor. Devlet Tiyatroları repertuarında da yer alan “Dostlarla Akşam Yemeği”, 2004-2005 sezonunda Tiyatro Fora tarafından oynanmış.

12 Aralık 2012 Çarşamba

“Öyle Bal”a Böyle Yazı: Pangar’ın “Macbeth”i


Elimin zor gittiği, yazmayı sürekli ertelediğim bir yazı bu. Oyunu Kasım’ın 12’sinde seyrettim. Bana oyunu hatırlatmasın diye tuttuğum notları gözümden ırak bir yere koydum. Gösteri tarihlerini araştırdım, kötü bir şeyler yazarsam gişeye etkim olur, bana inanan(?)oyuna gitmez falan diye. Benimki de saflık işte, kim oyun hakkında önceden okuyor da seyrediyor, hele beni okuyan kaç kişi seyretme kararını değiştirir ki!   Gene de bu yazıyı yazarken bile hâlâ tereddüt içindeyim.

Pangar’ın yazdığı “Mehmet Birkiye yorumu ve 42 kişilik kadrosuyla MACBETH 13-14 Kasım 20:30 Kenter'de SON 2 OYUN!” “twit”i nedenimi özetliyor, zira “twit”in içinde tereddütlerimin nedenleri var.

6 Aralık 2012 Perşembe

Siz Hangi “Arka Bahçe”desiniz? (B.Erenus- H.Köroğlu)


Arka Bahçe, Birinci Körfez Savaşı(1980-1988) sırasında ABD, Birleşik Krallık ve çok uluslu koalisyon kuvvetlerinin, Irak’ı özgürleştirme operasyonunu gerçekleştirdiği dönemde yazılmış. O sırada Hudson Nehri üzerindeki Özgürlük Anıtı da “perçinlerini zorluyor ve dağılmak istiyormuş”. Tiyatrolar o dönemde bu oyunu “görmemiş”. Arka Bahçe’yi 1993’de bir amatör tiyatro(İzmir Sanat Tiyatrosu) Faruk Boyacıoğlu rejisiyle sahnelemiş. Oyun, yazımından on yıl sonra  İskender Altın rejisiyle 1999’da Ankara Devlet Tiyatrosu’nda, 2001‘de Bulgaristan Pazarcık Devlet Tiyatrosu’nda oynanmış. Arka Bahçe, 15 Şubat 2012’de İstanbul Şehir Tiyatrosu tarafından Hüseyin Köroğlu rejisi ile seyircinin karşısına çıkmış.(Oyun dergisinden)

29 Kasım 2012 Perşembe

“Büyünün Gözleri” ile Gerçeğe Yürümek (Mehmet Murat İldan - Hülya Karakaş)


Büyünün Gözleri’ni, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Türkiye Üniversiteleri Tiyatro Şenliği kapsamında  28 Mayıs 2009’da Nişantaşı “Hadi Çaman Sahnesi”nde Kafkas Üniversitesi Tiyatro Topluluğu’ndan Erdoğan Karaşah rejisinden seyretmiştim. Oyunda ilgimi çeken şey ise metin olmuştu. Oyunun yazarının adını  ilk kez o gün duydum. Araştırdım kitabı buldum, okudum. Oyun içindeki özlü sözler dikkatimi çekti. Herhalde bir yerlerden derlenmiş bir araya getirilmiş diye düşündüm. Ancak yazarın internet sitesini (http://mehmetmuratildan.hpage.com/) bulunca şaşkınlığım daha da arttı. Zira yaşını başını almış birini beklerken oyunun yazarı  1965 doğumlu idi ve oyunu 2000 yılında yani 35 yaşında yazmıştı ve de özlü söz yazmak yazar için 15 yaşlarında başlayan bir tutku halindeydi. Büyünün Gözleri’ne geçmeden önce yazarın hayat hikâyesini özetlemek gerekiyor.

22 Kasım 2012 Perşembe

İSTANBUL HALK TİYATROSU’ndan Molière : Bezirgân(Tartuffe)


İstanbul Halk Tiyatrosu, Molière’in Tartuffe(1664) isimli oyununun Bezirgân ismiyle yapılan uyarlamasını sahnelemiş. Ben ilk gecesinde seyretme şansını buldum. Bunu özellikle vurguluyorum zira ilk gece oyunları oyuncu açısından her zaman zordur. Ne kadar tecrübeli oyuncu olursanız olun bir tedirginlik yaşarsınız. İstanbul Halk Tiyatrosu ilk gece tedirginliğini başarıyla atlattı. Bezirgân’ın Alevli Günler kadar çok sevileceğini düşünüyorum.

15 Kasım 2012 Perşembe

Emre Koyuncuoğlu’dan Unutulmayacak Hedda Gabler(İbsen)


Mesajlar
Hedda Gabler ile ilgili düşüncelerimi ‘twitter’da paylaştıktan sonra oyunu beğenmiş olmamı beğenmeyenlerden mesajlar aldım. Hepsi de tiyatroculardandı. Bana gelen eleştirilerin iyi bir tarafı vardı, eleştiriler yazımı nasıl şekillendirmem gerektirdiği konusunda yardım etti, ufkumu genişletti, ileri sürülen gerekçeleri araştırmama neden oldu. İşte bu yazım, uyarı, eleştiriler ile şekillendi. Hedda Gabler ile ilgili paylaştığım  coşkunun anlaşılmadığını anladığım için bu yazı kendimi anlatmaya da  yönelik oldu. Pek tabiidir ki bunu öncelikle İbsen’i ve Hedda Gabler’i odağa alarak yaptım.