Bu yazıya Ertuğrul Muhsin ile başlamak bir vefa borcu
ödemektir. Zira Strindberg’i Türkiye’ye tanıtan Ertuğrul Muhsin’dir.
Tercümesini yaptığı 1937 tarihli Baba isimli piyesin önsözünde, 1916 yılında
Almanya’ya gittiği zaman Alman sahnelerine hâkim tek yazar olarak Strindberg’i
tanıdığını yazmış. Diyor ki “Bir takım
muharrirler vardır ki eserlerini sahnede görürsünüz, hoşlanırsınız, geçer
gider. Strindberg o muharrirlerdendir ki yalnız bir eserini okutmakla da insanı
bırakmaz, ondan kurtulamazsınız.”
Ertuğrul Muhsin, “İsveç’te
Strindberg’in natüralizmin babası sayıldığını” belirtir. Baba, “1936-1937
tiyatro mevsiminde İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda temsil edilmiştir.” (“Tiyatro
mevsimi”nin güzelliğine bakar mısınız! )
29 Aralık 2012 Cumartesi
18 Aralık 2012 Salı
Usta mı Çırak mı? : Toplu Hikâyeler(Kent Oyuncuları)
Donald Margulies (1954) üniversitede tiyatro öğreten,
Amerikalı bir oyun yazarı, pek çok
ödülün de sahibi. Margulies, sinema ve
televizyon için senaryolar yazmış, roman uyarlamaları yapmış. Toplu Hikâyeler
1996 yılına ait bir eser. Oyun Pulitzer Ödülü’ne aday gösterilmiş. Pek çok eser vermiş
olan yazarın “Time Stands Still” "Shipwrecked! An Entertainment"
"Brooklyn Boy" "Sight Unseen" "The Model
Apartment" "The Loman Family Picnic" ve ülkemizde de yayımlanan “Dostlarla
Akşam Yemeği”, çeşitli ödüllerle
onurlandırılmış eserleri arasında yer alıyor. Devlet Tiyatroları repertuarında
da yer alan “Dostlarla Akşam Yemeği”, 2004-2005 sezonunda Tiyatro Fora
tarafından oynanmış.
Etiketler:
kent oyuncuları
12 Aralık 2012 Çarşamba
“Öyle Bal”a Böyle Yazı: Pangar’ın “Macbeth”i
Elimin zor gittiği, yazmayı sürekli ertelediğim bir yazı bu.
Oyunu Kasım’ın 12’sinde seyrettim. Bana oyunu hatırlatmasın diye tuttuğum
notları gözümden ırak bir yere koydum. Gösteri tarihlerini araştırdım, kötü bir
şeyler yazarsam gişeye etkim olur, bana inanan(?)oyuna gitmez falan diye.
Benimki de saflık işte, kim oyun hakkında önceden okuyor da seyrediyor, hele
beni okuyan kaç kişi seyretme kararını değiştirir ki! Gene de bu yazıyı yazarken bile hâlâ tereddüt
içindeyim.
Pangar’ın yazdığı “Mehmet
Birkiye yorumu ve 42 kişilik kadrosuyla MACBETH 13-14 Kasım 20:30 Kenter'de SON
2 OYUN!” “twit”i nedenimi özetliyor, zira “twit”in içinde tereddütlerimin
nedenleri var.
Etiketler:
Demet Evgar
6 Aralık 2012 Perşembe
Siz Hangi “Arka Bahçe”desiniz? (B.Erenus- H.Köroğlu)
Arka Bahçe, Birinci Körfez Savaşı(1980-1988) sırasında ABD,
Birleşik Krallık ve çok uluslu koalisyon kuvvetlerinin, Irak’ı özgürleştirme
operasyonunu gerçekleştirdiği dönemde yazılmış. O sırada Hudson Nehri
üzerindeki Özgürlük Anıtı da “perçinlerini zorluyor ve dağılmak istiyormuş”.
Tiyatrolar o dönemde bu oyunu “görmemiş”. Arka Bahçe’yi 1993’de bir amatör
tiyatro(İzmir Sanat Tiyatrosu) Faruk Boyacıoğlu rejisiyle sahnelemiş. Oyun, yazımından
on yıl sonra İskender Altın rejisiyle
1999’da Ankara Devlet Tiyatrosu’nda, 2001‘de Bulgaristan Pazarcık Devlet
Tiyatrosu’nda oynanmış. Arka Bahçe, 15 Şubat 2012’de İstanbul Şehir Tiyatrosu
tarafından Hüseyin Köroğlu rejisi ile seyircinin karşısına çıkmış.(Oyun
dergisinden)
29 Kasım 2012 Perşembe
“Büyünün Gözleri” ile Gerçeğe Yürümek (Mehmet Murat İldan - Hülya Karakaş)
Büyünün Gözleri’ni, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti
Ajansı Türkiye Üniversiteleri Tiyatro Şenliği kapsamında 28 Mayıs 2009’da Nişantaşı “Hadi Çaman Sahnesi”nde
Kafkas Üniversitesi Tiyatro Topluluğu’ndan Erdoğan Karaşah rejisinden
seyretmiştim. Oyunda ilgimi çeken şey ise metin olmuştu. Oyunun yazarının adını
ilk kez o gün duydum. Araştırdım kitabı
buldum, okudum. Oyun içindeki özlü sözler dikkatimi çekti. Herhalde bir
yerlerden derlenmiş bir araya getirilmiş diye düşündüm. Ancak yazarın internet
sitesini (http://mehmetmuratildan.hpage.com/)
bulunca şaşkınlığım daha da arttı. Zira yaşını başını almış birini beklerken
oyunun yazarı 1965 doğumlu idi ve oyunu
2000 yılında yani 35 yaşında yazmıştı ve de özlü söz yazmak yazar için 15
yaşlarında başlayan bir tutku halindeydi. Büyünün Gözleri’ne geçmeden önce yazarın
hayat hikâyesini özetlemek gerekiyor.
22 Kasım 2012 Perşembe
İSTANBUL HALK TİYATROSU’ndan Molière : Bezirgân(Tartuffe)
İstanbul Halk
Tiyatrosu, Molière’in Tartuffe(1664) isimli oyununun Bezirgân ismiyle yapılan
uyarlamasını sahnelemiş. Ben ilk gecesinde seyretme şansını buldum. Bunu
özellikle vurguluyorum zira ilk gece oyunları oyuncu açısından her zaman zordur.
Ne kadar tecrübeli oyuncu olursanız olun bir tedirginlik yaşarsınız. İstanbul
Halk Tiyatrosu ilk gece tedirginliğini başarıyla atlattı. Bezirgân’ın Alevli
Günler kadar çok sevileceğini düşünüyorum.
Etiketler:
istanbul halk tiyatrsou
15 Kasım 2012 Perşembe
Emre Koyuncuoğlu’dan Unutulmayacak Hedda Gabler(İbsen)
Mesajlar
Hedda
Gabler ile ilgili düşüncelerimi ‘twitter’da paylaştıktan sonra oyunu beğenmiş
olmamı beğenmeyenlerden mesajlar aldım. Hepsi de tiyatroculardandı. Bana gelen
eleştirilerin iyi bir tarafı vardı, eleştiriler yazımı nasıl şekillendirmem gerektirdiği
konusunda yardım etti, ufkumu genişletti, ileri sürülen gerekçeleri araştırmama
neden oldu. İşte bu yazım, uyarı, eleştiriler ile şekillendi. Hedda Gabler ile
ilgili paylaştığım coşkunun
anlaşılmadığını anladığım için bu yazı kendimi anlatmaya da yönelik oldu. Pek tabiidir ki bunu öncelikle
İbsen’i ve Hedda Gabler’i odağa alarak yaptım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)