Oyunun yönetmeni Ayşegül Hardern, rejisini beğendiğim bir tiyatrocu. Keşke Türkiye’de yönettiği daha çok oyunu seyretmek imkanım olsa. Hardern İngiltere’de yaşıyor. Tiyatro öğretiyor. Liste’nin İstanbul’a gelmesi eski bir dosta kavuşmak gibi oldu.
Oyunun sadece metnini değil rejisör metnini de okudum. Ders gibi incelediğim metin Hardern’in oyunu oya gibi işlediğini gösteriyordu. Yönetmen metni replik replik okumuştu. Ben zaten yönettiği oyunlarda o titizliği ve planı görüyordum ama metindeki notları gözlerimle görünce keşke genç tiyatrocular da bu tür çalışmaları görse ve öğrense diye geçirdim içimden.
İnci Türkay Türkiye’de tanınan ünlü bir oyuncu. O da İngiltere’de yaşıyor. Liste İngiltere’de doğmuş bir oyun. Türkay’ı daha önce bir tiyatro oyununda seyrettiğimi hatırlıyorum. Hardern ile birlikteliğinden ortaya iyi bir şey çıkacağına inancım vardı. Oyun önce İngiltere’de oynandığında Türkiye’ye gelmeden ses getirdi bizim tiyatro âleminde ilgi uyandırdı.
Oyunun yazarı Kanadalı bir kadın yazar. Toplumda kadınlara her alanda yüklenen görev ve sorumlulukların ‘liste’sinden yola çıkarak bu oyunu yazmış. Minimalist bir oyun. Hayatını kontrol altında tutmak istediği için iş listesi yapan ve atlamamaya çalışan bir kadın görüyoruz. Kadının bir günü ve genel olarak zamanı listeleri ‘tiklemek’ ve listeye yapılacak yeni yeni işler eklemekle geçiyor. İşler bitmiyor tükenmiyor. Ailede eşe ve çocuklara ev dışında komşudan başlayarak topluma karşı sorumluluk ve görevler kadının listesindeki maddeleri çoğaltıyor, kadını bunaltıyor. Kadının kendine ayırabileceği zaman çok kısıtlı.
Oyun koşuşmalar, çocuk başları görünen gölge oyunu ve sahnede çaprazlamasına yayılmış kırmızı örtünün sahne dışına çekilmesi ile başlıyor. O anda oyuncu üstünde lekeleri olan bir beyaz elbise ile ve heyecanla sahneye giriyor. Çok etkili ve merak uyandıran bir giriş bu. İlk repliklerden kadının üzgün olduğunu anlıyoruz. Bir olayı hikâye ediyor. Oyun başındaki geçmiş zaman, oyun sürdükçe şimdiki ve geniş zamana evriliyor ve oyun sonunda ilk başlanan yere dönülüyor. Sanki bir parantez açılmış ve kapanmış gibi. Başlangıçtaki gölgeler gene ortaya çıkıyor. Kadın şimdi kararlı. Oyunun özgün hâli böyle ama baştaki üzüntülü sahnenin arkasına şimdiki zamanda neşeli anekdotların gelmesi beni düşündürdü. Oyun sonuna kadar kadın ona yüklenen görev ve sorumluluklardan şikayetçi ama üzüntülü değil hatta gülerek anlatıyor. Hoş anılar. Bu girişteki suçluluk duygusuna ters. Bir zaman kırılması var. Ayrıca oyunda üzüntülü olayı vurgulamak oyunun adı olan ‘liste’yi bir başka olay ile örten bir mizansen. Tekstin amacı ne? Kadının listesinin yoğunluğu. Kadın, yaptığı onca listeye rağmen listede arkalarda kalan sırası gelmeyen kaybolan ve yerine getiremediği bir sorumluluğun vicdan azabını çekiyor. Ortada bir suç yok. Ah o listeler… Onca listeye rağmen kadının listesindeki bir maddeyi atlamasının hayatını kontrol eden omuzlarına yüklenen ağırlıktan kaynaklandığının altını çizmek gerekiyor. Ayrıca kadını katil gibi göstermek bir oyun girişi için çarpıcı seyirciyi konsantre edici olabilir ama bence fazla. Ben ilk girişi sona alır ‘liste’nin vurgulanmasını sağlardım. Ama bu oyunun değerini düşürmez. (Siz bana bakmayın.)
Ayşegül Hardern beni yanıltmadı. Metni aşırı yüklemelerle zenginleştirmeye çalışırken boğabilirdi. Hardern metnin psikolojik derinliğini ortaya çıkarmış. Reji metninde oyuncunun duygusal, dekor ışık ve müziğin fiziksel değişim notlarını okudum. Tekstte yaptığı ayrıntılı çalışmayı sahnede gördüm. Dekor minimalist ama sahne dolu. Fazlalık yok ama her şey tamam. Video, ışık, müzik yerinde ve kıvamında. Kostüm uygun. Her şey düzenli ve ‘temiz’. Rejiyi unutmadığımız ama başımıza kakmayan estetik bir reji gördüm. Dramatik aksiyonu sınrlı olan bir tekst sıkıcı bir atmosfer yaratabilirdi ama Hardern ve Türkay birlikte bunun üstesinden gelmişler. İnci Türkay rolü giyinmiş . Tek kişilik oyunlar oyuncuya çok yük yükler. Türkay bu yükü iyi taşıyor. Kontrollü bir oyunculuk sergiliyor. Psikolojik katmanlar içinde kaybolmuyor. Seyirci ile birlikte salonda, seyirci de onunla birlikte sahnede. Bu rol onunla anılacak.
Oyun ekibi oyuna enerji yüklemiş sanki.Su gibi akan bir oyun seyrettim. Liste’yi iyi ki seyrettim.
Melih Anık
Not: Oyunun hakkı olan bu dekorla oynanması için ona
uygun fiziksel sahneler lazım. Oyunun
İngiltere’de çıkarılması ve aynı formda Türkiye’ye getirilmesi beni düşündürdü. İngiltere’de böyle bir oyun için
salon bulmak sorun değil. Oyunu Türkiye’ye getirenler de oyunu hak ettiği
sahnelerde oynayacaklarını düşünmüş ve ona göre mekanlar seçmiş. Bizim tek kişilik oyunları düşündüm de
üzüldüm doğrusu Nerelerde ne oyunlar seyrediyoruz. Bu bizdeki tiyatro yapıcının büyük
sorunu. Türkiye’de tiyatro yapıcılar bulacakları sahneyi de düşünmek zorunda.
Bu engel de hayali engelliyor.
Liste
Yazan Jennifer Tremblay
Çeviren Lal Selin Atakay
Yöneten Ayşegül Hardern
Işık Tasarımı Ayşe Sedef Ayter
Ses Tasarımı Cem Tuncer
Hareket Koçu Stephan Rahman Hughes
Dekor Konsept Tasarımı Ayşegül Hardern
Dekor Uygulama Gülfem Özdoğan
Kostüm Uygulama Wonder Kostüm
Poster&Video Tasarım Baran Gündüzalp

























