Ozan Ağaç uzun
yıllardan beri tanıdığım oyunlarını okuduğum
seyrettiğim yazdığım bir yazar. Ağaç aynı zamanda dizi senaryoları da
yazıyor. Bazıları çekildi. Ozan Ağaç’ın
öncelikle hayata ve olaylara bakışını
beğeniyorum. Tabii ki bu bakışın bir sahne dili olması gerekli ki Ağaç kendi
üslubunu oluşturdu. Call Back bu özellikleri
göreceğiniz bir oyun.
Oyunculuk
sektöründe ‘audition’ (seçme süreci) aşamalarını yaşamış olanlar için anlamı
çok açık olan ‘call back’ projeye uygun
olabilecek oyuncuların rejisör ile görüşmeye davet edilmesidir. Tabii ki o
aşamaya gelmiş bir oyuncu için umut içeren bir çağrıdır ama gerilimlidir de. Oyuncuların
rol bulma mücadelesi, tanınma arzusu, çağrılmanın meslek tarafından kabul
edilmesi olarak yorumlanması sinir bozucu olabilir, Ben işin içinde olmadığım
için ülkemizde ‘call back’in sancılı sinir bozucu aşamalarını bilmem. Ama
oyuncu seçimlerinde oyuncunun
yeteneğinden çok ‘rating’in önemli olduğunu bilirim. İşin içinde dönen pek
çok ‘numara’, adaletsizlik, ‘manipülasyon’
pek çok umudun hayal kırıklığına ve nefrete dönüşmesine yol açabilir.
Call Back oyunu ‘call back’in işleyişindeki bu ince noktalara odaklanır. . Call
Back, oyunculuk dünyasının görünmeyen taraflarını ve sanat piyasasındaki
rekabeti konu alan bir metin olarak dikkat çeker. Sektörde olanların
bilmelerine rağmen ‘damgalanmamak’ için sustukları bir ortamda böyle bir oyun
yazmak yönetmek ve oynamak cesaret ister.
Oyun hakkında detay vermek istemem siz kendiniz görün. Ufak bir ipucu vereyim. Hayalleri için
mücadele eden genç bir kadın, bir bodrum katı ve bir adam var. Bir rejisör ile bir
oyuncu karşı karşıya gelir özel bir ‘audition’ yaşanır.
Call Back teorik
olarak yüksek gerilim üretebilecek bir dramatik potansiyele sahip. Çünkü
seçilme arzusu, mesleki rekabet ve sanat piyasasının görünmez baskıları tiyatro
için verimli malzemelerdir. Seyirci
karakterlerin ruh hâllerini izler. Oyun
bir gözlem metni gibi görünür. Call Back oyunculara çok iyi bir performans alanı sunar.
Bu noktada başarı yönetmenin ritim kurma
becerisine oyuncuların sahne enerjisine ve yaratılan atmosfere bağlıdır ki bu
oldukça iyi halledilmiştir.
Ozan Ağaç
metinde güncel, doğal ve gündelik bir dil kullanır. Karakterlerin iç
gerilimleri iyi kurulmuştur. Diyaloglar oldukça gerçekçi ve konuşma diline
yakındır. Yer yer ironik ve kara mizah hissedilir. Oyunculuk psikolojisini iyi
yakalaması oyunun başarısında önemlidir. Oyunun düzleşmesi oyunculukla önlenmiştir. Oyun, anlatılanın yalnızca oyuncuların hikâyesi olmadığını aynı
zamanda tiyatro sistemine yönelik bir eleştiri taşıdığını düşündürür. Sesini
duyduğumuz ama kendini görmediğimiz karakter oyun metninin kurgusunda çok iyi
kullanılmıştır.
Rejisör(Zuhal
Acar) oyunun hissiyatını ve düşünsel yapısını son derece iyi bir reji ile
vermiş. Oyuncular (Zuhal Acar ve Eray Cezayirlioğlu) çok iyi oynuyor. Dekor
sade ama işlevsel. Sahnede kullanılan kamera ve görüntülerin yansıtıldığı
ekran bir ‘audition’ atmosferi yaratıyor
ki oyun içinde oyun fikri öne çıkıyor. Işık ve müzik oyunu bütünlüyor. Kostüm hikayedeki karakterlere ve duruma uygun.
Call Back
tiyatro tadı ve keyfi veriyor. Seyrederseniz
salondan mutlu ayrılırsınız. Şunu da bilin: Call Back benim ödül listemde.
Melih Anık
CALLBACK - İSTANBUL DT
1 Perde - 1 saat 10 dakika
Süpervizör: Kubilay Karslıoğlu
Yazan: Ozan Ağaç
Yöneten: Zuhal Acar
OYUNCULAR:
Seren: Zuhal Acar
Nadir: Eray Cezayirlioğlu
Anneanne: Aslı Büşra Sarınç
Dekor Tasarımı Aytuğ Dereli
Kostüm Tasarımı Ceren Karahan
Işık Tasarımı Serdar Yaman
Müzik Vehbi Can Uyaroğlu
Şarkı Sözü Burçak Dilekli
Yönetmen Yardımcısı Burçak Dilekli
Asistan Abdurrahman Merallı
Sahne Amiri Adem Bayrak
Kondüvit Erhan Kösüre
Işık Kumanda Atakan Talaş
Dekor Sorumlusu Salim Kabadayı
Aksesuar Sorumlusu Hüseyin Baş
Kadın Terzi Fadime Öztür Baş
Erkek Terzi Kadir Metin
Perukacı Zeynep Bolkısık Bağ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder