Al bakalım ben bu oyunu nasıl yazacağım?
Seyircinin oyunu en sonda anlaması isteniyor. Şimdi ben
nasıl yazayım da seyircinin keyfi kaçmasın?
Siz de bana yardımcı olun ey yazar yönetmen.
Oyun kadının toplumdaki meselelerini anlatıyor. Toplumda
kadının yeri, ona yüklenen sorumluluklar, kadına biçilen rol, ona verilen kıymet…
Hem de bunlar taaa çocukluktan başlıyor aile içinde.. Aile de toplumun eseri değil mi? Ama giderek
bu kadının zihninde bir sansüre dönüşüyor. Kadın kendi kendinin sansürcüsü
oluyor. Kadın hem kendini kandırır hem de gerçekle yüzleşir. Her bir adımda bin
kere düşünmek sürekli kontrol edilmek uyarılmak aileyi arkadaşı eşi üzer miyim
diye düşünmek acaba yanlış mı yapıyorum diye düşünmek kadının üstündeki baskılardır.
Kadının zihninde onlarca kişi yaşar. O
nedenle kadın erkekten daha duygusal ve zengindir. Tüm bunlar bir günde şakkadanak
olmaz zaman alır.
Yazar Burcu Reşit iyi bir fikir yakalamış, kalemi ile iyi
kurgulamış oyunu ama birkaç önerim olacak. Seyirci de eğer beni okursa ve kulağını
gözünü iyi açarsa oyunu anlamak için taa sona kadar beklemez. O zaman daha
keyifli bir seyir olacak. Tiyatroda seyirci sözcüğünü bu nedenle çok seviyorum.
Tiyatro ‘seyretmek’tir. Yani ‘seyir etmek’tir, yolculuktur. Seyir etmek için bakmak görmek lâzım.
Sahnede bir kadın bir erkek oyuncu var. Nazan ve Mehmet. Aynı
kostümü giymişler. Neden? Düşün seyirci düşün. Oyun başında mesajı(sırrı) veriyor
yazar yönetmen.
Yazar yönetmene önerilerim
şunlar:
Mehmet kahve, şarap koymasın, içmesin. Nazan ile dans
etmesin. Nazan’ın giyimine yardım etmesin. Oyunun en son sahnesi( Nazan: ‘Ben
çok net hatırlıyorum’ repliğinden sonra) farklı bir mizansen gerekli. Yakalanmış fikir
netleşmeli ve seyirciyi vurmalı. Seyirciye geçmesini güçlendirmek için bir
şeyler yapmak gerek. Şimdilik net ve güçlü değil. Oyunda ışık daha işlevsel
olabilirdi. Işıkla yapılacak daha çok iş var. Kostümleri yadırgadım. Doğal ve gündelik kostümler olsa iyi olur.
İki genç Cansu Tekoluk
ve Sercan Er iyi oynuyorlar. Takip
edilecek kalitede oyuncular. Umarım ve dilerim tiyatro camiası onların farkına
varır.
Oyun bu sezonun özel
oyunlarından biri.
Melih Anık
Not: Oyunu Kadıköy İkinci Kat’da seyrettim. Eyüp Emre
Uçaray güzel bir mekân oluşturmuş. Küçük kadrolu topluluk oyunları için ideal.
Mekanın yeri de kolay ulaşılabilir nitelikte.
Şakkadanak
Yazan ve Yöneten: Burcu Reşit
Süpervizör: Özgür Erkekli
Oyuncular: Cansu Tekoluk ve
Sercan Er
Dekor Tasarımı: Selahattin
Doğramacı
Müzik: Eren Coşan
Kostüm tasarım: Gülşah
Çalışkan
Işık Tasarım: Eyüp Emre
Uçaray
Koreografi: Can Sipahi
Oyuncak Tasarımı: Nazlı
Öztürk
Lojistik: Can Dutlar
Yaratıcı Ajans: Isırgan
Creative
Fotoğraf: Aykut Bozan
Video: Eser Tokaş
AI Görsel Tasarım : H.Mücahit Pehlivan
Özel teşekkür: Emre
Kayalar, Ayşe İpek


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder