1 Eylül 2018 Cumartesi

"Bir Sedef Ecer Oyunu" : Kenardakiler (Neva Tiyatro)


"Birbirini seven ve güzel paylaşımları olan altı arkadaş" Neva Tiyatro'yu kurmuş. Neva Tiyatro uzun bir ön çalışma sonunda ilk oyun olarak Sedef Ecer'in Kenardakiler isimli oyununu seçmiş. Oyunu  Mert Öner yönetmiş.


Oyunun önemi,  Sedef Ecer imzasından kaynaklanıyor. Yazar, yönetmen, oyuncu  Sedef Ecer İstanbul doğumlu. Tiyatro ve sinema deneyimleri var. Türkçe ve Fransızca olarak bir çok dergi ve gazeteye beş yüzden fazla makale, radyo ve televizyon metinleri, öyküler, senaryolar ve oyunlar yazmış. Yazdığı oyunlar pek çok dile çevrilmiş, ödüller almış. Kenardakiler de çok ödüllü bir oyun ve Fransızca olarak yazılmış, festival kapsamında üst yazılı olarak İstanbul Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde sunulmuş. Oyun, Fransa'da ortaokul ve liselerde Fransızca dersi resmi programına girmiş. Ecer'in  E-mülteci adlı oyununun kısa versiyonu İzmir Tiyatro Festivali'nde seyirciyle buluşmuş. Oyunun prömiyeri 2016 İstanbul Tiyatro Festivali'nde yapıldı. 

Sedef Ecer bir twit yazmış: "Oyununu 4-5 farklı yönetmenden izleyince bazı replikleri neden yazdığını buluyorsun. Üstüne uyuyorsun, uyanınca kim olduğunu anlıyorsun."

Aslında bu, yazarın "kendini sınaması" '"sınava açık olması" anlamına geliyor. Esas husus yazarın, başka yönetmenler sahnelediğinde kendi eserini zihin açıklığı ile  seyretmesi. Sedef Ecer bu noktada çok önemli bir noktayı ortaya koyuyor. Dışarıdan bakanlar senin başlangıçta görmediğini görebilir, eserine senin aklına gelmeyen ufuk derinliği katabilir, yazara 'yeni okuma' fırsatı verebilir. Ecer, tiyatronun yönetmen(seyirci, eleştirmen vb) ile tamamlanan bir sanat olduğunu anlatıyor.


Sedef Ecer'in twitinde dikkatimi çeken ikinci husus, "Üstünde uyumak". Bunu ancak işini ciddiye alan insanlar yapabilir. Bunun için egonu törpülemiş olman gerekir. Başkasının ne dediğine kulaklarını tıkamayacaksın. Değer vereceksin. Öyle yaparsan uyandığında kendini anlama şansın da olabilir.
Sedef Ecer, 2014 yılında Fransa’nın UNESCO destekli Yaratıcı Kadınlar Sözlüğü’ne girdi. 2014 yılında Fransa'nın resmi drama yazarları kurulu SACD asil üyeliğine ve Fransız Kültür Bakanlığı tarafından CNL tiyatro yayınları devlet yardımı heyetine atandı; bir çok konferans, atölye, seminer, radyo ve televizyon programlarına katılıyor, Fransa'da dramatürji dersleri veriyor.


Sedef Ecer tezi olan oyunlar yazıyor. Bu ise meseleleri dert etmesinden kaynaklanıyor. Kenardakiler, farklı kültürlerce beğenilmiş bir oyun. Yerelden yola çıkarak uluslararası olmaya bence güzel bir örnek. Kenardakiler'deki tepe Berci Kristin Çöp Masalları'nda Latife Tekin'in anlattığı çöplüğü hatırlattı bana. Kenardakiler'de hissetiğimiz melodramatik yapıyı damarlarımıza bizim topraklarımız enjekte etti. Hangi dilde yazarsa yazsın yazarın kimliği siner oyunun bir yerlerine. Sedef Ecer'in tiyatrosunda bu etkiyi görmek mümkün. Dili uluslararası ama  Anadolu topraklarının zenginliği sinmiş oyunlarına. Toplumsal mesajını bireyin yaşantısını masal tadında anlatarak veriyor. Görselliği kullanarak oluşturduğu bir tiyatro dili var. Sedef Ecer bize ait bir yazar. Üzüntü verici olan ise Fransa'nın ona verdiği değeri bizim vermememiz.



Kenardakiler nesiller boyu süren bir göç hikâyesini anlatıyor. Köyden kente göç eden Bilo ve Dilcha'nın çocukları Azad ve Tamar yıllar sonra "Batı"ya gitmeyi hayâl eder. Göç insanlarının yerleşip hayat verdikleri çöplükler bir süre sonra devletin ve patronların göz diktikleri alanlar hâline gelmiştir. Tabi ki kenardakilere yol görünür. Kenardakiler için huzur yoktur. Kenardakiler'i seyrettikten sonra okuduğum E-mülteci oyunu Kenardakiler'in bir tamamlayıcısı gibi bugün dünyanın geldiği son noktayı anlatmakta. Bir zamanlar "ekmek savaşı"nın yerinden ettiği insanlar gerçek savaşlarla yersiz yurtsuz, oradan oraya savrulan "mülteci" konumunda artık. "Göbek bağı" olmayan yeni bir insan türü doğuyor.


Oyunu Neslihan Aker, Şakir Güler, Yezdan Kayacan, Nebahat Dağlı, Barış Yalçınsoy, Ceren Taşçı’dan oluşan genç bir ekip oynuyor.  Dekor Tarkan Akıncı, kostüm Bahar Dağlı  müzik Kenan Dalgıç'a ait. Neva Tiyatro, sade anlatmak istemiş ama oyun basitleşmiş. Oyunculuk samimi ve yeterli ama oyunu kurtarmıyor. Dekor, müzik, kostüm kısaca her şey derme çatma olmuş. Ama asıl mesele oyunu yeterince didiklememiş olmaktan kaynaklanıyor.  Gençler, mekân, zaman algısını dar bir çerçevenin dışına taşıyarak ufku genişletememişler. Belki Sedef Ecer ile yeterince konuşmamışlar. Belki Berci Kristin Çöp Masalları'nı bilmiyorlar. Yeşilçam'ın melodramlarına yetişememişler. Meselâ "batı"nın artık coğrafi bir yön olmadığını, "dünyanın batılılaşmakta olduğunu", oyundaki "batı"nın "El Dorado" olduğunu çıkaramamışlar. Oyunun sert gerçeklerinin hayâl deryasının tülleri ile sarmalandığını ve içerdiği görsel ve müzikal zenginliği görememişler. Cinler periler tepesini anlayamamışlar ve de Sultan ile Kybele'yi magazinleştirmişler. Bence yaptıkları en güzel şey oyun seçimi. Zira bu seçimle bize iyi bir yazarla buluşma ve  güncel bir konu üzerinde düşünme fırsatı verdiler.

Melih Anık

Not: Neva Tiyatro hâlâ var mı bilmiyorum. (1 Eylül 2018)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme