6 Mayıs 2014 Salı

Fiziksel Tiyatro: “Clout Theatre” İstanbul’da idi.

Önce bir haber geldi  “Vize verilmeyen yönetmen (Mine Çerçi) oyununu skype’dan yönetti.”

Sonra yönetmenden davetiye “İki oyunla İstanbul’dayız. Gelirseniz …

İstanbul’a gelmeden Bir Adam Böyle Ufalandı  “Total Theatre Award 2012” adayı olmuş, “Audience Award Physical Fest 2012” ödülünü kazanmıştı.  “Sonsuz Beyhudeliğin Muhtelif Yaşantıları” “Total Theatre Award 2013” adayı olmuş, “Onestop Arts Audience Award 2013” ödülünü kazanmıştı. Yâni her ikisi de dünyanın dikkatini çekmiş gösterilerdi.

1 Mayıs 2014 Perşembe

"Pablo Neruda, Lütfen Ölmeyin Sevgili Ozan" (KarmaDrama)

“Pablo Neruda, Lütfen Ölmeyin Sevgili Ozan” oyununun  ismini ilk duyduğumda aklıma Mario geldi hemen. Ateşli Sabır’ı seyrettiğimde Postacı filmindeki Mario aklımdaydı. Ateşli Sabır’da da Mert Turak çok hoş bir karakter yaratmıştı. Belki de Mario’yu hatırlamamın nedeni bu. Postacı filminin saf, temiz postacısının ağzından çıkan sıcacık,  samimi, sevgi dolu bir sesleniş. “Sen ölürsen hayatım bomboş kalacak”ın başka türlü ifadesi. “Pablo Neruda, Lütfen Ölmeyin Sevgili Ozan”ı seyretmeye bu duyguyla karar verdim.

29 Nisan 2014 Salı

Kötü Bir Oyun : Rain Man (Tiyatro Keyfi)

Google’a  rain man’i sorarsanız  449 milyon sonuç geliyor. Aramayı daraltıp  ‘rain man’i sorarsanız bir milyon yüz seksen bin sonuç alıyorsunuz. ‘rain man tiyatro keyfi’nin sonucu ise yirmi bin iki yüz. (29 Nisan 2014) Ben 20200 sonuçluk Rain Man’i seyrettim bu yazıyı yazdım. 449 milyon ile 20200 arasında ne kadar fark varsa, Rain Man ile Tiyatro Keyfi’nin Rain Man'i arasında o kadar fark var.

28 Nisan 2014 Pazartesi

“Ya Tutarsa”- Ali Erdoğan Kabare Dev Aynası'ndan Halk Tiyatrosu

Ali Erdoğan’ın oyununu seyretmek için Akatlar Kültür Merkezi’ne gittiğimde ünlü bir tiyatro ödül jürimizin ünlü iki üyesini gördüm fuayede. Hani her oyuna gitmiyorlar deniyor ya ben İKİ jüri üyesi gördüm, vallahi gördüm. O iki jüri üyesi oyunu sonuna kadar seyretti. Ama oyunu o ödül jürisinden seyreden başkaları olmamıştır. Seyredenler seyretmeyenlere anlatmışlardır. Dokuz kişiye de gerek kalmamıştır. Biz buna “dostlar alışverişte görsün” diyoruz.

21 Nisan 2014 Pazartesi

“Yuvaya Dönmek - Babam İçin” İBBŞT’na Nasıl Düştü?

“Yuvaya Dönmek - Babam İçin”  İBBŞT’na nasıl düştü sorusunu kendime sordum önce. “Düştü”ye bir ön takı bulmalıyım ki yanlış anlaşılmasın. Zira salt “düştü” aşağılama gibi anlaşılacak, “gökten düştü” desem övgü gibi olacak. Yıllardır repertuar kuruluna bile gelmeden arşivde bekleyen oyunlar olduğu söyleniyor, o oyunların yanında iki yıl içinde bu oyun repertuara nasıl alındı sorusunun karşılığı bence “düştü”. Bu yazı da ilgililere “nasıl düştü?”yü sormak için.

19 Nisan 2014 Cumartesi

“5 Fasılda Tükenmek” – KaST(Kadıköy Sanat Tiyatrosu)

Kadıköy Sanat Tiyatrosu’nu(KaST) Striptiz isimli oyunla tanıdım. Mehmet Avdan’ın rejisi için gitmiştim, iki oyuncu (Salih Usta ve Serdar M.Bakioğlu) tanıdım. Sahne üstünde işlerini son derece ciddiyetle yapan ve kendilerine hayranlıkla baktıran bu iki genç sahneden indiklerinde sanki hayatı umursamaz gibi görünüyorlardı. Salih Usta’nın hep bir telaş içindeymiş izlenimi veren hareketleri, içinin mahremini saklayan gülüşleri, gözlerindeki pırıltıya sinmiş samimiyeti; Serdar Bakioğlu’nun sizi dinlerken aklından onlarca şeyi geçirdiği izlenimi veren bakışları ama sonra söylediğinize verdiği cevaplar ve şimdilerde çok da üstüne gitmediği blogundaki sıra dışı yazıları, bu iki genci gözümde farklı bir yere oturttu. Yaptıklarını paylaşmak istiyorlardı ama kimseden de bir şey beklemiyorlardı. Bana yaptıklarını daima  duyurdular ama ne yazarsam ne söylesem hiç “alınmadı”lar, bildikleri yolda devam ettiler.  Başlangıçta KaST olarak açtıkları salon şimdi KaST Salon olarak devam ediyor.Yapmak istediklerini kendi sitelerinde açıklamışlar:

16 Nisan 2014 Çarşamba

Bu TAŞ (Tiyatro Tek Ağaç) Bize de Dokunuyor

Sibel Arslan Yeşilay çok önemli bir iş yapıyor. Genç Alman yazarların oyunlarını tercüme ederek tanımamızı sağlıyor. Çevirdiği oyunlar  okuma tiyatrosu olarak sunuluyor.  Kendi sitesinde (http://www.sibelarslanyesilay.com/ ) 2002 yılında Goethe Enstitüsü'nün katkılarıyla İBBŞT’da dört oyunun okuma tiyatrosu olarak sunulduğunu  gördüm. Oyunların yazarları da Türkiye’ye gelmiş, söyleşiler yapmış. Sibel Arslan Yeşilay bu geleneği sürdürüyor. Ben bir süre önce Yeşilay’ın yönettiği onun son tercümelerinden birini, Marianna Salzman tarafından yazılan  Sarı Çıyan Müziği’nin okuma tiyatrosu ve söyleşisini izlemiştim. Çok başarılı bulduğum bir gösteri idi. Yeşilay’ın tercüme ettiği, okuma tiyatrosu da yapılan Almanya doğumlu Hakan Savaş Mican’ın oyunu “Mezbaha Kuğuları”nı da okudum.