28 Şubat 2014 Cuma

TÜSAK Yasa Taslağı'nın Bazı Maddeleri ile İlgili Görüşlerim

Kültür Sanat Sen Çalıştayı'nda bazı kurum temsilcileri bu yasa taslağının tartışılacak bir yanı olmadığını söyledi ve üzerinde konuşulmaya bile değmeyeceği ifade edildi. Ancak çoğunluğun böyle bir kuruma ihtiyaç olduğu üzerine bir görüş birliğinde olduğunu hissettim. O nedenle bu taslak üzerinde görüşlerimi belirterek yapılması zorunlu olan bir başka taslağa da katkıda bulunmayı istedim. 3 Mart 2014'de bir toplantı çağrısı yapıldığından  hızlı bir okuma ve değerlendirme yaptığımının bilinmesini isterim.

TÜSAK Yasa Taslağı'nın bazı maddeleri ile ilgili görüş ve düşüncelerimi ilgili maddenin altına mavi renk ile paylaştım. Görüşlerimi eklemediğim hususlarla ilgili olarak itirazımın olmadığı anlaşılmamalıdır. Hem zaman ihtiyacı olduğundan  hem de araştırma yapılması gerektiğinden kendimce önemli gördüğüm hususlara öncelik verdim. Katkı sağlayabilirsem memnun olurum. Ancak bazı konuları tartışmaya açmak da benim için yeterlidir.

Kültür Sanat Sen toplantılarında özellikle 657 sayılı kanun kapsamında önemli bulduğum tartışmalar yaşandı. O konularla ilgili olarak konuya daha hâkim olan kurum, kuruluş ve kişilerin görüşlerini paylaşacaklarını sanıyorum.  

Kanun taslağına aşağıdaki adresten ulaştım:  
http://www.tkss.org.tr/turkiye-sanat-kurumu-kurulmasi-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-taslagi-2/

25 Şubat 2014 Salı

Emek Sahnesi, Küskün Müzikal ve Engin Alkan ve SEVGİ

Oyunu görmemişler yazının 1.Bölüm’ünü atlasın. (Ben de çok iyimserim. Sanki okuyan var da..)














23 Şubat 2014 Pazar

Nostaljik Oyunların Yorumlanması : Ocak, Para ve Yolcu (İBBŞT)

Turgut Özakman’ın Ocak, Necip Fazıl Kısakürek’in Para ve Nâzım Hikmet’in Yolcu isimli oyunları bu yıl İBBŞT’nın repertuvarında bir arada. Ben kısa aralıklarla üç oyunu da seyrettim. Seyrettiğim oyunları tek tek yazmak yerine onları birleştiren özellikler üzerine düşüncelerimi paylaşmak istedim, bu yazı ortaya çıktı.

Üç oyundan ikisinin(Ocak ve Yolcu) yönetmeni aynı, Yıldırım Fikret Urağ.  Para’nın yönetmeni Engin Gürmen. Ocak, geçen sezondan kalan bir oyun,  diğerleri ise yeni sezonun repertuvarına dahil  edilmiş. Bu sezon “bir Necip Fazıl oyunu yanına bir Nâzım Hikmet oyunu konulması” (ya da tersi) yıllardır süren dengeleme gayretini de gösteriyor sanırım. Ülkemizde küçük ayrıntılar vardır. Bu cümleyi nasıl kurduğunuz da bir göstergedir.

Ocak 1961, Para 1941 Yolcu 1941 tarihli. Oyunlar bu nedenle 90 yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nin de 70 yılının belgesi durumunda.

11 Şubat 2014 Salı

El-Bohem “Fikret Mualla” (Tiyatro Dor)

Tiyatro ve seslendirme sanatçısı Murat Şen ne yazık ki az tiyatro yapmış. Türkiye’de daha çok “ses” olarak tanınmış. “Yazık” olduğunu El Bohem’deki Fikret Mualla karakterini yorumlayışını seyrederken anlıyorsunuz. Murat Şen’in tiyatrocu kimliği, yazdığı metinde ortaya çıkıyor zaten. Hayatı bir “efsane” olmuş bir ressamın sadece hayatını değil ruhunu anlatıyor.

26 Ocak 2014 Pazar

Tiyatro Yanetki’den Tavşan Deliği ve Paralel Evrenler

Tavşan deliği denince akıllara önce  Alice Hârikalar Diyarında  ve aceleci tavşanı gelir. Tavşan sürekli saatine bakar ve hep bir telaş içindedir; “Geç kaldım geç kaldım” diye koşuşturur. Alice, tavşanın peşinden deliğe girer ve hârikalar diyarına çıkar. Eser 1865 yılında Lutwidge Dodgson(Lewis Carroll) tarafından yazılan kurgu romandır.  Dodgson yazar, matematikçi, mantıkçı, din adamı ve fotoğrafçıdır.

12 Ocak 2014 Pazar

İhtiyar Balıkçı ve Deniz(İstanbul Halk Tiyatrosu) Üzerine İzlenimlerim

Salona girdiğimde sahneye baktım. Unutmamak için arkadaşımdan rica ettim, fotoğrafını çekti.  Şimdi o karanlık çıkmış fotoğrafa bakıyorum. Solda bir gemi pruvası iskeleti, yanında bir inşaat iskelesine benzer yükselti. Ortada iki yükselti, altta yanlarındaki lastiklere bakarak tahta iskele olduğunu zannettiğim hafif eğri bir platform, üstteki düzlük  güverte (sanki).. Sonra bir boşluk.. Sağda, soldaki pruva ise bu da pupa denecek bir bölüm. Boşlukta gemi direği, arkasında yan yatmış bir deniz feneri..  Sahnenin iki yanında arkada sofitadan sallandırılmış iki balık ağı.. Sahne önüne balık ağları serilmiş. Sahnenin sağında ve solunda yan yatmış ikişer iskele babasından sahne önüne halatlar iniyor. Pruvadan aşağıya bir çapa sarkıtılmış. Tekne ortadan darbe yemiş gibi, aynı hatta durmuyor seyirciye doğru ortadan açılmış. Sahnede en “göze batan” yuvarlak bir mavi deniz aydınlanması, sürekli hareketli, video görüntüsü.. Lumbozdan dışarıya bakış sanki. Sahnedeki boyutlar gerçek değil.. Birbirleri ile uyum aranmamış.  Eğreti kurulmuş bir çocuk oyuncak setinden alınmış gibi.

10 Ocak 2014 Cuma

Başarılı Bir Fars : Arapsaçı - Tiyatro Dünyası Oyuncuları

Oyunu geçen sene seyretmiştim. Oyunla ilgili yazımı yazmış yayımlayacaktım ki Sera Tokdemir’in kadrodan ayrıldığını okudum.  Onun oynadığı role Eylem Şenkal hazırlanıyordu. Baş rolde yapılan bu değişiklik benim yazımı da geçersiz kıldı. Yazımı yayımlamadım. Ben ekibe inanırım. Kadrodan bir oyuncuyu oynattığınızda  sahneleme için yeniden prova  yapmanız gerekir.  Haklı olduğumu oyunu ikinci sefer  yeni kadrodan seyrettiğimde anladım. Eylem Şenkal’in kadroya katılımı oyuna yeni bir soluk getirmiş. Bu arada kadronun diğer elemanları Ümmühan Kıldiş hariç oyunun türüne daha bir ısınmışlar. Ümmühan Kıldiş’i ayrı tuttum zira o, bu ekip içinde baştan beri  bu türü en iyi bilen ve  oynayan oyuncu bana göre. Tevfik Gelenbe Tiyatrosu’ndaki tecrübesinin yabana atılamayacağını onu seyredince anlıyorsunuz.