20 Kasım 2015 Cuma

Ali Poyrazoğlu ile Meşk, Olten Filarmoni Orkestrası ve Carmen

Çandarlı’da olmanın güzelliklerinden biri İzmir’e yakın olmak. Diğer bir güzelliği ise İzmir’den Çandarlı’ya sığınabilmek. Kış aylarında hafta sonları İzmir plakalı araçların Çandarlı’da çoğalmasından anlıyordum bunu. Sanırım İzmirliler ne İzmir’siz ne de İzmir’le yapabiliyor. Biz de Ali Poyrazoğlu’nun yöneteceği Carmen’i izlemek için aldığımız daveti, İzmir’e yakın olmamızın bir şans olduğunu düşünerek heyecanla kabul ettik. İzmir’de çok güzel iki gün geçirdik. Çok güzel bir gösteri izledik. Ama bir süredir inzivada yaşamamızdan olacak Çandarlı’ya dönüş yolunda kalabalıktan kaçmanın keyfini yaşadık. İzmir’e giderken de dönerken de keyifliydik yâni. Çandarlı’ya yanımızda Ali Poyrazoğlu’nun yönettiği Carmen’den anıları taşımanın zenginliği ile döndük. Bu yazı Ali Poyrazoğlu ve Olten Filarmoni Orkestrası üzerine.

25 Ekim 2015 Pazar

Lysistrata Düşleri (Tatavla Tiyatro)

Merak ettiğim oyunlardan biriydi. Cumartesi akşamı için oyun ararken önüme çıkanların arasından Lysistrata Düşleri için tercihimi kullandım. Çok uzatmadan yazayım: 'Benim için hayâl kırıklığı oldu.' Bu yazıyı kırıklığımı anlatmak için yazdım.


24 Ekim 2015 Cumartesi

Mizah ile Direnmek : 'Hangisi Karısı' (Tiyatro Dünyası Oyuncuları)

Tiyatro Dünyası Oyuncuları 'Cooney' ile devam ediyor. İlk oyun 'Arap Saçı' (Ray Cooney) ikinci oyun 'Olacak Şey Değil' (Michael Cooney) şimdi 'Hangisi Karısı' (Ray Cooney). Kendimden intihal yapmamak ve yazdıklarımı tekrar etmemek için ilk iki oyun hakkında yazdıklarıma yeniden baktım. Meraklısı için aşağıda o yazılarımın bağlantılarını verdim.  

21 Ekim 2015 Çarşamba

Kosta Kortidis Oyunu : 'Malûlen Emekli Gökbilimci Hüseyin Çineli' (CEF -AYSA)

Kosta Kortidis olaylara farklı bakan bir yazar. 'İnce' bir görüşü var. Ayrıntıları yakalıyor. İlgi alanı sıradan değil.  'Malûlen Emekli Gökbilimci Hüseyin Çineli'nin matematiksel bir yapısı var, metin kurgusu, sıradan olmayan bir hayâl gücünün ürünü. Yazarlık farkını yaratan da bu bence. 'Malûlen Emekli Gökbilimci Hüseyin Çineli' Kortidis'in yazarlık  özelliklerini yansıtan bir oyun.  Ben oyunu seyretmeden önce okudum. Bu yazı, oyunu seyredecekler  veya seyrettikten sonra aklında sorular kalanlar için aydınlatıcı olursa sevinirim. Çok fazla ayrıntı vermeden anlatmaya çalışayım.

11 Ekim 2015 Pazar

Semaver Kumpanya Kuşlar'ın Kanatlarını Yolmuş

"Aristophanes  Kuşlar'ı yazdığı yıllarda yorgundur, bezgindir, üzgün ve kırılmıştır. Bir zamanlar iyimser ve yapıcıyken kendini karamsarlığa bırakmıştır. Atina'da Hermes davası çıkmış dine karşı işlenen bir suçun araştırması ve soruşturmalar almış yürümüştür. Atina'yı korku ve kuşku sarmıştır. Gammazlık, curnalcılık almış yürümüştür. Bu şartlarda hiçbir komedya yazarı saldırılarını Atina'ya yöneltemezdi. Aristophanes de başka bir dünyaya kaçmak ister. Özlediği dünyayı canlı bir tablo halinde yurttaşlarına örnek olarak verir. Hayal ve fantazi dünyasına sığınır." Kuşlar böyle bir ortamda ortaya çıkar.

7 Ekim 2015 Çarşamba

Ezanlı Shakespeare : Yanlışlıklar Komedyası - Bakırköy Belediye Tiyatroları

Genellikle prömiyer ve galalara katılmıyorum. Ancak Bakırköy Belediye Tiyatroları'ndan davet alınca birkaç nedenden dolayı katılmak istedim. Her şeyden önce Bakırköy Belediye Tiyatroları'nın seçilmiş Genel Sanat Yönetmeni'nin şahsında simgeleşen ilk sezon heyecanına ortak olmak istedim. Sezon açılışının 1 Ekim'e rast gelmesi de benim için anlamlıydı. Bir de kişisel bir nedenim var. Bu yıl İstanbul'da geçireceğim zaman geçmiş yıllara göre daha az olacak. O nedenle İstanbul'da olduğum süre içinde çok oyun seyretmek için zamanı iyi değerlendirmek istiyorum.

19 Mayıs 2015 Salı

Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu'ndan ÇÖZÜM ÖNERİSİ : 'Küçük Prens Bana Dedi ki'

Antoine de Saint-Exupéry, 30 Aralık 1935 günü  Libya çölünde Natrun vadisine çakılır. Bu, daha önce ve daha sonraki çakılışlarından farklıdır. Zira "Küçük Prens burada doğar. Yedi yıl sonra kitap olur. Tilkiye burada rastlar. Kuyu imgesinin kaynağı da buradadır. Varlığının arka yüzüyle burada tanışır."

Biri(Kale) yarım kalmış altı kitap yazmıştır. Tüm kitaplarının toplam sayfa sayısı binin altındadır. Küçük Prens yazdığı son kitaptır. Kitapta ondan önce yazdıklarından pek çok iz bulunur. "Bütün yazdıkları otobiografik özellikler taşır. Sanki yaşadıklarını bir anı defterine kaydetmiş sonra da sanal karakterler kurgulayarak roman formuna sokmuştur."