Lafı döndürüp dolaştırmadan yazının hemen başında
söyliyeyim: Bazı oyunlar için harcanan zamana, emeğe, paraya acıyorum.
Economania işte öyle bir oyun. Ha bir de benim yâni seyircinin harcadığı zaman
var. Seksen dakikalık oyun bana 270 dakikaya mal oldu. 15:30’daki oyun için
evden (Şişli) 13:30’da çıktım eve 18:00’de döndüm. Bilete 25- 45 lira ödeyen
seyircilerin durumu daha da acı. Para ve zaman kaybetmişsin, üstüne üstlük keçi
boynuzu yemişsin. Hoşnutsuz bir durum. Onlar ‘deniyor’ sen para ödüyorsun.
Hayatında ilk defa tiyatroya giden biri bu oyunu görse tiyatroya küser.
27 Eylül 2014 Cumartesi
15 Eylül 2014 Pazartesi
Yedikule Bostanı'nda Tiyatro : Vişne Bahçesi ya da Sanat Bunun Neresinde?
Yedikule Bostanı’nda Vişne Bahçesi’nin sahnelendiğini kaç
kişi duydu acaba? Merak edip kaç kişi seyretti?
Sanat ile nispeten yakın olan Cumhuriyet Gazetesi’nde
konunun haber olması beni şaşırtmadı da sanatı Ertuğrul Özkök’ün gündemine
bağlayan ‘amiral gemisi’(?) Hürriyet’in konuyu tam sayfa haber yapması bana
ilginç geldi. Özkök de bahsetmemişti, hayret!
9 Eylül 2014 Salı
Başka ‘Türlü’ Bir Troyalı Kadınlar (Thüringen, Medrese, Samos)
“ Almanya Kültür
Bakanlığı tarafından desteklenen, Almanya, Türkiye ve Yunanistan ortak yapımı
‘Troyalı Kadınlar’ projesi, Euripides’in yabancılık, ön yargı, savaşın
sebepleri ve sonuçları gibi konuları kadın perspektifinden ele aldığı
tragedyası ‘Troyalı Kadınlar’ı yeniden yorumlayarak sahneye aktaran
uluslararası bir proje. Ortak köklerimizi ortaya çıkarmayı, bu çıkarımı
yaratıcı bir süreçte değerlendirirken büyük antik tiyatro yazarlarından biriyle
günümüz tiyatro deneyimi arasında bağ kurmayı amaçlayan çok kültürlü bu proje
için “Troyalı Kadınlar” Antik Yunanca orjinalinden tekrar çevrildi ve oyun Almanca,
Türkçe, Yunanca oynanacak şekilde uyarlandı. Almanya’da Altenburg ve Gera
kentlerinde kapalı gişe oynayan oyun, Samos Genç Sanatçılar Festivali’ndeki
gösterimlerinden önce ENKA Kültür Sanat’ın mekan sponsorluğunda 11 Ağustos
akşamı ENKA sahnesinde ve 13 Ağustos akşamı Tiyatro Medresesi’nde
tiyatroseverlerle buluşacak.”
Proje ortakları, Theater&Philharmonie Thüringen
(Almanya), Tiyatro Medresesi (Türkiye), Samos Genç Sanatçılar Festivali
(Yunanistan)
1 Temmuz 2014 Salı
Ankara Sanat Tiyatrosu( AST) İstanbul’da..(2014- Haziran)
Şişli Belediyesi tarafından davet edilen AST, Şişli Kent Kültür Merkezi’nde üç oyun
sergiledi. Halktan Biri(Sam Bobrick-Arif
Akkaya),Selamün Kavlen Karakolu(Aziz Nesin-Yücel Erten) ve Beş
Para Etmez Varyete(Brecht- Ümit Aydoğdu) isimli oyunları seyrettim. AST,
İstanbul’a geldi beni de yıllar öncesine götürdü. Bu yazı AST’ın olduğu kadar
benim de 50 yılımı aydınlatacak. Kitaplığımdan AST dergilerini çıkardım, o
dergileri karıştırırken zihnimin karanlığında saklanan AST anıları aydınlandı.
23 Haziran 2014 Pazartesi
Sezon Sonunda Tatlı Niyetine: Propeller’ın Shakespeare’leri (19. İstanbul Tiyatro Festivali)
Çeşitli festivallerle tiyatro, ülkemin büyük şehirlerinde
dört mevsim devam ediyor ama artık sezon sonuna geldik. Eminim ki şu sıralarda
Ekim’de başlayacak yeni sezonun hazırlıkları başlamıştır bile. Tiyatro yazılarının
da sezonu var. Ben geçen sezon
seyrettiğim halde içimden yazmak gelmeyen oyunları bir kenara koyarak bu sezonu
Propeller’dan bahsederek bitirmek istiyorum. Her ne kadar ana yemek pek de iyi olmadı
ama Propeller’ın Shakespeare’lerinden bahsederek sezonu tatlı bitireyim istedim.
21 Haziran 2014 Cumartesi
Tiyatro Stüdyosu: ‘Her Yıl Kuşlar Geri Gelir’ (Jez Butterworth- Ahmet Levendoğlu)
Jez Butterworth’ü Nehir isimli oyunu ile tanıdım. Oyunda
bulduğum derinlik beni çok etkiledi. Benim bulduğumu tiyatro camiası bulamadı
ki oyunun üstünde çok durulmadı. Bunun haksızlık olduğunu düşünüyorum
hâlâ. 19.İstanbul Tiyatro Festivali
programında ‘Her Yıl Kuşlar Geri Gelir’i
görünce heyecanlandım. Oyun Tiyatro Stüdyosu tarafından Ahmet Levendoğlu
çevirisi ve rejisi ile sunulacaktı. Hemen not aldım ama festival programındaki
günlerde İstanbul dışına çıktığım için seyredemedim. Haziran ayında sayılı
sayıda oynanacağını öğrenince yeni sezona kadar bekleyemedim.
17 Haziran 2014 Salı
Çok Önemli Bulduğum Bir Oyun: ‘Bakarsın Bulutlar Gider’(Özen Yula - Bo Prodüksiyon)
(Bu yazıyı yazmadan önce düşüncelerinden yararlandığım Cahide Acar'a)
Oyunu seyrettiğimden bu yana karşılaştığım herkese oyunu seyretmelerini tavsiye ediyorum. ‘Bakarsın Bulutlar Gider’, çok önemli bulduğum bir oyun. Bu yazıda nedenini anlatmaya çalışacağım.
Oyunu seyrettiğimden bu yana karşılaştığım herkese oyunu seyretmelerini tavsiye ediyorum. ‘Bakarsın Bulutlar Gider’, çok önemli bulduğum bir oyun. Bu yazıda nedenini anlatmaya çalışacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)