‘Constance’ (bölgede ismi Bodensee olarak geçiyor) Avrupa’nın ortasında bir
göl. Üç ülkenin (Avusturya, İsviçre ve
Almanya) ’Constance’ Gölü’ne sahili var.
Bregenz, ‘Constance’ Gölü’ne sahili olan bir Avusturya şehri. Bu bölgeye
hayat veren ‘Constance’ Gölü, bir festivalin de esin kaynağı olmuş ve festivalin ruhunu belirliyor sanki. Bregenz
Festivali denilince akla önce göl üzerindeki
sahne, dekor ve o sahnede
sergilenen operalar geliyor.
27 Temmuz 2013 Cumartesi
10 Mayıs 2013 Cuma
Terör mü Şiddet mi? İnishmorelu Yüzbaşı(İstanbul DT)
Martin McDonagh(1970) ülkemizde ”içli dışlı” olduğumuz bir
yazar. Leenane’ın Güzellik Kraliçesi(1996), Yalnız Batı(1997), Inishmaan’ın Sakatı(1996), Yastık adam(2003)
ve Inishmore’lu Yüzbaşı(2001) ülkemizde sahnelenen McDonagh oyunları. Bu sezon
7 Piskopat isimli filmi de vizyondaydı.
McDonagh, toplum dışı, karanlık, takıntılı, sıkıntılı
tiplerin dünyasını anlatıyor. Tutku önemli bir duygu onun eserlerinde. İnsanlar
tutkularının sonuna kadar gidiyor. Onun denizi fırtınalar ve büyük dalgalar
içinde. Kan, gözyaşı doğal ögeler. Her türlü şiddeti içeriyor oyunları. Yazar,
sürprizleri ve “saçma”yı seviyor. Toplumun yerleşik algılarını “takmıyor”.
4 Mayıs 2013 Cumartesi
İki “Renkli” Yazı : Mefisto - Melih Anık(30 Aralık 2009) ve Üstün Akmen(1 Nisan 2010)
Üstün Akmen Mefisto yazımdan sonra Mefisto'yu yazarken benim cümlelerimi tersine çevirerek ama benim adımı anmadan yazısını yazmış. Aklınca bana haddimi bildirmek istiyor.
Melih Anık(30 Aralık 2009) / Üstün Akmen(1 Nisan 2010)
Melih Anık(30 Aralık 2009) / Üstün Akmen(1 Nisan 2010)
…………
Bu yıla(2010) damgasını vuracak bir oyundan bahsedeceğim.Bu sezon her dalda ödüle aday gösterilecek ve muhtemelen pek çoğunu alacak bir oyun hakkında düşüncelerimi paylaşacağım .
/
İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2009–2010 sezonunda işte bu oyunu Ragıp Yavuz’un yönetmenliğinde sahne ışıklarına kavuşturdu ve Ragıp Yavuz’un “Mefisto”su sezona damgasını tüm gücüyle vuran oyunlardan oldu.
……….
Bu yıla(2010) damgasını vuracak bir oyundan bahsedeceğim.Bu sezon her dalda ödüle aday gösterilecek ve muhtemelen pek çoğunu alacak bir oyun hakkında düşüncelerimi paylaşacağım .
/
İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2009–2010 sezonunda işte bu oyunu Ragıp Yavuz’un yönetmenliğinde sahne ışıklarına kavuşturdu ve Ragıp Yavuz’un “Mefisto”su sezona damgasını tüm gücüyle vuran oyunlardan oldu.
……….
30 Nisan 2013 Salı
Yeni Metin Yeni Tiyatro : İZ (Galata Perform)
Galata Perform tarafından sahnelenen İz, Ahmet Sami Özbudak’ın ilk piyesi. Yeşim
Özsoy Gülan’ın sabırla sürdürdüğü Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi kapsamında doğmuş. Ahmet Sami Özbudak bu piyes
ile geçen sene Almanya’nın Heidelberg Stückemarkt Festivali’nde
“Avrupa’nın En Genç En İyi Yazarı”
ödülünü almış. Oyunu Yeşim Özsoy Gülan yönetmiş. Oyun gerek konusu gerekse
sahnelenişi açısından “Yeni Metin Yeni
Tiyatro Projesi” tanımının hatırlattığı özellikleri taşıyor.
Piyes son 50 yılda
farklı zamanlarda aynı apartman dairesinin sâkinlerini “göstererek” olayları, nesli, yaşamı, devri, ilişkiyi,
sosyal sınıfı, değişimi, Türkiye tarihini anlatıyor; o üç devirdeki yaşanmışlıkların
daireye ve hayata bıraktıkları “iz”lerin peşine takılarak bugünü anlamamızı istiyor.
Etiketler:
yeşim özsoy gülan
21 Nisan 2013 Pazar
Cinayet, “Delete” mi ? Katilcilik (Yiğit Sertdemir- 6’dan Sonra Tiyatro)
Yiğit Sertdemir tiyatro dünyasına adım attığı günden beri
her yıl “Sezonda ilk kez
sahnelenen en başarılı yerli oyun yazarı” seçilebilirdi.
Zira Sertdemir, her yıl karşımıza ödül adayı olabilecek yeni bir oyun ile
çıktı. Yaratılması ve yaşatılması için yapılanlar başlı başına ödüllük olan
Kumbaracı50, yarattığı projelerle tiyatro dünyasının heyecanla beklenen merkezi
oldu. Türk Tiyatrosu’nu yurt dışında sürekli olarak temsil eden “vizyon” da Yiğit
Sertdemir ve arkadaşlarından çıktı. Yiğit Sertdemir, bu yıl Türkiye’nin
prestijli ödüllerinden sayılan Afife ile
Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri’nde En Başarılı Erkek Oyuncu adaylıklarının yanına
bir de En Başarılı Sahne Tasarımcısı adaylığını
koydu. Sertdemir, bence. bu
yıl yönettiği oyunlarla En Başarılı Yönetmen’e de aday olmalıydı. Tiyatronun
mekân yaratmaktan başlayarak her dalında
“ödüllük işler” yapan Yiğit Sertdemir’in
2013 Afife Tiyatro
Ödülleri’nde “Sezonda ilk kez sahnelenen en
başarılı yerli oyunun yazarlığını” onaylayan Cevat Fehmi Başkut
Özel Ödülü ile
ödüllendirilmesini, “görüldü”ğünün bir kanıtı olarak alıyor ama bu
durumun ödül kategorilerindeki sıkışıklıktan kaynaklandığını sanıyorum. Eminim
ki yaşlandıktan sonra şimdilik benim gönlümde duran ödülü de verecekler.
Etiketler:
6'dan sonra
16 Nisan 2013 Salı
Buffini’nin Sessizlik Oyunu Üzerine Düşüncelerim (İstanbul DT)
Oyunu seyretmeden önce hakkında yazılan ve konuşulanlardan pek
çok dalda ödüle aday olacağını hissetmiştim, seyrettikten sonra pek çok dalda
aday(yapım, yönetim, kadın oyuncu, yardımcı erkek oyuncu, dekor, müzik, ışık) olduğu açıklandı. Sessizlik, tiyatro
camiasının ama öncelikle “elit”inin çok beğendiği bir oyun oldu. Beğeniler
genellikle kadının bedeni üzerinde söz hakkı olması hususuna yoğunlaştı.
Sanırım iki kadın oyuncunun başarısı, hareketli dekor, ışık da göz aldı. Ancak
oyun hak ettiği tartışma zeminine getirilemedi.
Etiketler:
istanbul devlet tiyatrosu
5 Nisan 2013 Cuma
Öyleyse Neden “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” (Haldun Taner) ?
Oyunun sahneleneceğini duyduğumdan beri bir soru kafamı meşgul etti: Haldun
Taner’den(1915-1986) NEDEN bu oyun seçildi? Oyunu seyretmeden önce de sordum seyrettikten
sonra da aynı soruya ikna edici bir cevap bulmaya çalışıyorum. Seyretmeden önce
genellikle, “neden” sorusuna aklınıza yatan bir cevap alabilme umuduyla bir beklentiniz olur ama seyrettikten sonra o
beklenti biter bir hayıflanma alır yerini “neden?” diye.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)