9 Mayıs 2012 Çarşamba

İBB Kültür Müdürlüğü’nün Repertuvarı(?)


İBBŞT Repertuvar kuruluna verdiği özel önem, yapılan son yönetmelik değişikliğinden belli olan İBB’nin Kültür Müdürlüğü kendi repertuvarını oluşturmuş ve “İstanbul'da üç büyük oyun yüz seans…” başlığı ile seçtiği oyunları duyurmuş: Necip Fazıl’ın  Bir Adam Yaratmak, Cevat Fehmi Başkut’un Harput’ta Bir Amerikalı ve Lyubomir Simoviç’in Hasan Ağa’nın Karısı. “Her ilçeye tiyatro götürmeyi amaçlayan proje” için seçilen bu oyunlar Ümraniye Atakent Kültür Merkezi, Sultanbeyli Kültür Merkezi, Güngören Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nde prömiyer yapacak ve  “’oyunların devamı’ aynı sahnelerde Haziran ayı sonuna kadar sahnelenecek, Ekim-Kasım-Aralık döneminde de devam edecek”miş. (“Oyunun devamı” denilmesi de çok hoş! Sanki prömiyer oyunun “başı”!)

4 Mayıs 2012 Cuma

İBBŞT’dan İki Çocuk Oyunu : Çiçek Prenses ve İrmik Oğlan


Geçenlerde hafta sonumu çocuk oyunu seyrederek geçirdim. Zaten ertesi gün Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı idi. İçim buruk, sevincim yarım, ülkemin çocukları ne âlemde acaba?  Her iki oyunu da İBB Şehir Tiyatroları repertuarından seçtim. Biri  Türk diğeri Yunan yazarın oyunu, önce Çiçek Prenses ertesi gün İrmik Oğlan! Hiç değilse saf, temiz yüzler ve gülüşler görürüm dedim kendime.

Şunu belirtmeliyim ki ebeveyn(anneler demek doğru) için oyun seçmek çok zor bir çaba. Yazanı yok, tanıtanı yok. Oyuncular içinse  “görünmeyen” bir çaba, göreni, yazanı ve takdir edeni(ödülü) yok. Tiyatro ödülü verenler de çocuk oyununu yok sayıyor olmalı. Oysa çocuk tiyatrosuz tiyatro mu olur!

Artık çok gerilerde kaldığı için unutmaya başladığım sabah 11 gösterileri bana geçmişimi hatırlattı, fuayede gördüğüm “resim”ler, salondan yükselen kıpır kıpırlıklar ve bıcır bıcırlıklar içimi ferahlattı doğrusu. Kızımıza tiyatro programları yapardık biz de. Şimdi gördüğüm ebeveynlerde kendimizi gördüm, hatırladım.

Gelelim oyunlara.

20 Nisan 2012 Cuma

Bindik Bir Otobüs’e (İBBŞT) ….

11.yy da Bizans egemenliği altında yaşayan, 15 yy da Osmanlı egemenliğinde “uyanan” Bulgaristan 1878 de prenslik 1908’de “tam bağımsız çarlık” olmuş. Bağımsız ama çar altında, ya da Çar bağımsız, ülke Çar’a bağımlı. İlk serbest seçimler 1990 da yapılmış, 2000’lere kadar da ekonomik olarak komünist bir ülkenin alt standardında yaşamış. 27 bölgesel yönetimden oluşuyor.

1990'a değin devlet yönetiminde sosyalist ekonominin hâkim olduğu ülke, Doğu Bloğu'nun çözülmesi sonucu Sovyet pazarını kaybetmesi ve kapitalist ekonomiye eklemlenme sorunları nedeniyle 90'lı yıllar boyunca milli gelirin % 70'e yakın küçüldüğü çok ağır bir ekonomik bunalım yaşamış.

2004 itibari ile NATO üyesi olan Bulgaristan 01 Ocak 2007' de AB'nin tam üyesi olmuş.

6 Nisan 2012 Cuma

Gılgameş Ölümsüzlüğün, Tarih Gılgameş’in Peşinde (Konya DT)

Efsane ve Destan
Gılgameş, İlyada’dan ve Mahabarata’dan yüzyıllar önce yazılmış, bilinen en eski destandır.

Destan’ın ilk hali, Babil Ülkesi’nde 3500 yıl önce Akadca yazılmış. Babil Ülkesi, Mezopotamya denilen ve haritalarda aşağı yukarı Irak’ı kaplayan bölgenin (Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki alan)  güneyinde idi. Bölgeye önce Akadlar yerleşti arkasından Sümerler geldi. Zamanla her iki kavim ortak bir yaşam başlattı ve Mezopotamya Uygarlığı’nı yarattılar. Sümerce, Akadcanın yanı sıra geçerli bir “kültür dili” olarak kaldı. Sümerce yazılmış 5 Gılgameş Destan’ı var. Tabletlerdeki satır sayıları değişik. Destan’ın toplam olarak 3000 satırdan oluştuğundan bahsediliyor.

31 Mart 2012 Cumartesi

Yiğit Sertdemir’den Yüzünüze ve Boğazınıza Bir Yumruk: “Gerçek Hayattan Alınmıştır”

Altıdan Sonra Tiyatro 1999’da kuruldu.(vikipedi)
Tiyatronun kökeni taklitten gelir. (Medeniyet Tiyatrosu-MT)
Biz inanmasak sahnedeki şeye, sizi nasıl inandırırız?(MT)
Sanat hayvan olmamak için gerekli bize.(MT)
Kumbaracı50, Kasım 2009’da açıldı.(Gazeteler)
Artık o sihirli kutulardan ne söyleniyorsa inanıyor, onunla yetiniyor, hiç üretmiyor, hatta sohbet bile etmiyorlardı.(MT)
Bu kutuda efsunsuz olaylar izliyorlarmış.Kutu da ne hikmetse canlı canlı gösteriyormuş bu ölümleri..(Öldün Duydun mu-ÖD)
Gerçek bitti. Artık insan değilsiniz. Artık insanın ne olduğunu gösteren bir makinesiniz. Kendinizi programlayacaksınız, insan önüne çıkacaksınız. Artık siz yoksunuz . Sadece bir görüntüsünüz. Artık prodüksiyonun malısınız.(O.B.E.B.)
Aman sistem tıkırında gitsin, ben de risk almayayım. Ne olur yani işler biraz aksasa ne olur?(444)
Aman sağa sola bakmayayım, aman hiçbir sorun çıkmasın, aman var olanı bozmayayım, aman idare edeyim. Neyi idare ediyorsun ya? Üç kuruş ikramiye alacaksın diye girdiğin zahmete bak! Gör bak ne hale getirmişler seni!(444)
Olmaz mı doktor bey, ne yazık ki yaşam her zaman eylül serinliği kadar huzur vermiyor size. Kimi zaman oluyor ki tüm yaşadıklarınızı koparıp savurmak istiyorsunuz gök yüzüne. Dokunduğunuz insanların üstündeki o gri nihilist kalkana çarpıp düşmüş buluyorsunuz kendinizi.(O.B.E.B.)
Sıkılınca, hayat anlamsızlaşınca, mutsuz olunca, çevrenizdeki her şeyin giderek yitip gittiğini görünce, yani ruhunuzun, aklınızın, kalbinizin boşaldığını yitip gittiğini hissedince ne yaparsınız?(MT)

30 Mart 2012 Cuma

Neruda’ya Güzelleme : Ateşli Sabır(İBBŞT)

Ateşli Sabır, Skármeta’nın Neruda(1904-1973)  ile röportaj yapmak için Kara Ada’ya gidişi ile doğar. Skármeta hayranı olduğu Neruda’nın hayatından, konuşmalarından, şiirlerinden, anılarından  yararlanarak bir roman yazar. Yazdığı romanı sinemaya uyarlar(1984 Biarritz ve Hvelva Film Şenliği Ödülü) Daha sonra  eseri bir piyes olarak sahneye taşır.

Ateşli Sabır’ı belgesel bir piyes olarak saymak mümkün, Neruda’nın 1969 ile 1973 yılları arasındaki hayatının son 4 yılına dair bir piyestir. 1969 yılında Neruda, Şili Cumhurbaşkanlığı için aday gösterilir, Allendé(1908-1973) lehine adaylıktan çekilir. Allendé, Latin Amerika’da seçimle iktidara gelen ilk Marksist Başkan’dır. 40 yıllık politik mücadelenin sonunda 1970’de Başkan olmuş 1973’de kendine bağlı kuvvetler ile Başkanlık Sarayı’nı saran diktatör Pinochet’nin askerî darbesi sırasında ölmüştür. Allendé’nin Fidel Castro’nun hediye ettiği silahla  intihar ettiği söylenmiştir.

23 Mart 2012 Cuma

Sıkıntılı Bir Oyun: Yanık (İstanbul DT)

Wajdi Mouawad Lübnan doğumlu(1968), Kanada’lı bir yazar. İç savaş yüzünden 1977’de Fransa’ya göç etmiş bir aileden. Yanık 2003 doğumlu bir oyun. “İncendies” ismi ile filmi çekilmiş.  Oyunun İngilizce ismi “Scorched”,“dağlamak, kavrulmak, rüzgâr gibi uçup gitmek, geri çekilen kıtalarca istila eden düşmanın önünden her şeyin yakılması” anlamlarına geliyor. “İncendies” ise “Kundakçılar” demek. Gerçi  sözlük anlamlarının hiç biri bu oyunu anlatmaz ama “Yanık” bence oyuna en uzak olanı.  “Bağrı yanık” mı anlatılmak istenen, emin değilim. Olsa olsa o geliyor aklıma, “Bağrı YANIK Ana”..