21 Ocak 2009 Çarşamba

Kenter Tiyatrosu'nda 39 Basamak ve Türk Tiyatrosu'nda Yaratıcılık

Kent Oyuncuları 39 Basamak isimli bir oyun oynuyor. Mehmet Ergen tarafından çevrilmiş olan eser, Mehmet Birkiye tarafından sahnelenmiş.
Ocak 2008'de sahneye çıkan oyun bu sezona damgasını vuracak gibi duruyor.13.Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri(Nisan 2008) kapsamında ''39. Basamak'' adlı oyundaki rolüyle Okan Yalabık ''Yardımcı rolde yılın en başarılı erkek oyuncusu'' ödülünü aldı , Bülent Şakrak da ayni dalda 3 adaydan biri idi.
Eser ve Uyarlama
39 Basamak bir casusluk olayının içine düşen bir adamın hikayesi.1915 yılında John Buchan tarafından yazılan roman 1935 de Alfed Hitchcock tarafından sinemaya aktarılmış.2005 de Patrick Barlow roman ve filmden yararlanarak eseri oyunlaştırmış.1980 yılında "The National Theatre Of Brent" isimli topluluğu kurmuş olan Patrick Barlow,39 Basamak uyarlaması ile "Olivier" ve "Sahnedeki en iyi komedi" ödüllerini almış.Barlow, Hitchcock filminden yola çıkarak çok bilinen filmin dramatik sahnelerini komedi haline getirerek sahneye aktarmış. Sahnedeki oyun, filmin içindeki komik yönleri vurgulayan ve mizahı ortaya çıkaran bir uygulama olmuş. Oyunun başarısı ise çok bilinen, artık klasik sayılan bir filmden bilinen sahnelerin yaratıcı tekniklerle tiyatro sahnesine taşınmasından kaynaklanıyor.
Sahnedeki Oyun
Komedyen ve oyun yazarı Patrick Barlow , 30 karakterli bir casusluk hikayesini naif/çocuksu bir tavırla ve 4 oyuncu ile anlatıyor. Hakan Gerçek dışındaki oyuncular rolden role geçiyor .
Yaratılan mekanlar bu anlatıma çok uygun. Çocuk oyunlarındaki gibi merdiven, köprü oluyor; sandıklar , tren kompartmanı ya da bir araba.Ayni kapıyı döndürerek sanki malikanenin içinde odadan odaya geçiyorsunuz.Sahnede bir anda bir tiyatro salonunu , bir malikaneyi,bir çiftlik evini "görüyor"sunuz.
Yazar/Yönetmen seyirci alımlamasının kodlarına uygun simgeleri kullanarak trenin tepesinde yüzünüze vuran rüzgarı ; arabanın içinde yoldaki kasisleri size hissettiriyor.Oyuncuların bedenleri ile rüzgarda uçuşan çalı, şelale ve dere olmalarındaki yaratıcılık şahane.Gölge oyunu ile uçaklar uçuyor, insanlar dağları aşıyor.Seyircinin zekasına,aklına,hayal gücüne seslenen ve onlarla bütünleşerek anlam kazanan bir oyun bu!
Oyun seyirciyi hemen içine alıyor.Bu noktada bir tespiti paylaşmadan geçmeyelim : "Global" ve yerel alımlamalar birbirlerine yaklaşıyor. Aslında ,Türkiye "global"leşiyor.
Tanıdık bir oyun biçimi : Geleneksel Türk Tiyatrosu
Sahnede gördüklerimizi biz bir yerlerden tanıyoruz. Bu anlatım biçimi sanki bizden.Evet! Sahnede "Hokkabaz,Meddah,Kavuklu...." var sanki. Karşılıklı konuşmalar sanki orta oyunundan, Karagöz'den..
Sanki "Tekerleme" dinliyoruz sahnede.("Orta Oyununda " Tekerleme" de olmayacak bir olay anlatılır"-Metin And)İşte bu Yeni Dünya/Dükkan..("Orta oyununda dekor yerine kullanılan ve her şey olabilen Yeni Dünya ve Dükkan birbirine benzeyen iki,üç,dört kanatlı bir kafes ,bir paravanadır" Metin And)
Bir ayna,bir oturak, bir leğen ile "Berber Oyunu" yapan geleneksel tiyatromuzdaki "ruh" sahnede.
Meydan-ı Sühan karşısındayız.("Orta oyununda oyunun oynandığı alana verilen isim-Söz Meydanı"-Metin And)
Göstermeci tiyatronun içindeyiz.("Göstermeci tiyatroda gerçeğin yanılsamasını yıkmak için oyunda da eylemin akışı kesikliklere uğrar kısa sahnelere bölümlere parçalanır."Metin And)Yazar/Yönetmen, seyircisinin kim olduğu ile yakından ilgili.("Geleneksel tiyatro seyircisinin kim olduğu ile yakından ilgilidir." Metin And) Onun oyunu alımlaması için güçlü simgelerden yararlanıyor.
Kompartman sahnesindeki "Afedersiniz" , orta oyunu esinlenmesi ile "tekrar"ın güldürü ögesi olarak kullanılışına örnek.
Kapı kendi ekseninde dönüyor ve siz bir odadan diğerine geçiyorsunuz.Rüzgarda uçuşan çalı , şelale, dere olan oyuncu ,yaptığına müstehzi bir tavır almakta,bir "duruş" göstermekte. Tiyatro genlerinden gelen bir içgüdü ile ortaya koydukları bu "ince" oyunculuk takdire değer.("Orta oyununda sanki uzun bir yol alınıyormuş gibi meydanın ortasında dönülür.Bu dönmenin yol alma,bir yere gitme anlamı oyunun bir sayıntısı olduğu halde Kavuklu bu sayıntıyla alay eder." Metin And)(Sayıntı veya Saymaca- gerçekte öyle olmadığı halde öyleymiş gibi kabul edilen)Oyuncuların kendi yaptıklarına koydukları alaycı mesafe, onlardaki geleneksel tiyatro geninden kaynaklanıyor herhalde.
Keşke "Bizden" olsaydı…
Böyle bir oyunun bütünüyle "BİZDEN" olmasını çok isterdik. Zira bunu ortaya çıkarabilmek için gerekli "kan" bizde var. Dileğimiz bu oyun bize yol göstersin ve içimizdeki ateşi canlandırsın.Tiyatromuzda görsellik ,teknik üstüne biraz kafa yorulsun,çabalar boşa gitmemiş olacak.Dünyada onlarca karakteri kısıtlı sayıda oyuncu ve onlarca mekanı çağdaş tiyatronun kullandığı teknik ile sahneye taşıyanlardan neyimiz eksik? Ufkumuzu açmanın zamanı gelmedi mi?Elimizde sahneye çıkmayı bekleyen nice klasik eserimiz ve onları bekleyen seyircimiz var."Patenti" bütünüyle bize ait olan gösterileri umutla bekliyoruz.
Oyunun Kadrosu
Tempo ve enerji isteyen bu oyunu sahnede gerçekleştirmek için genç olmak lazım.. İyi oyuncu olmak lazım.. Yetmez.. Ciddi olmak, yaptığı işe sorumluluk duymak lazım. "Hafifliğin" kucağına düşmemek lazım.Sahnede gördüğümüz hepsi iyi oyuncu..Ciddi..Yaptığı işin sorumluluğunu bilen oyuncular.Bu oyun onların "kafası" ve enerjisi ile ancak bu kadar başarılı olabilirdi.Oyunda Türk seyircisinin sinema ve dizilerden çok iyi tanıdığı Hakan Gerçek, Demet Evgar, Bülent Şakrak ve Okan Yalabık mükemmel oynuyor. Efter Tunç'un çok iyi olan kostüm ve dekoru özellikle belirtilmeye değer. Oyunun önemli bir ögesi olan ışık düzeni Cem Yılmazer'e ait. Cihan Yöntem'in kareografisi kayda değer.Mehmet Birkiye hepsini "tek söylem" altında başarıyla birleştirmiş.
Kent Oyuncuları
Bir yandan sahneye bakıyoruz bir yandan da oturduğumuz koltuktan bir sıcaklık yayılıyor içimize. Bu sahne ne çok kişinin okulu olmuştur kimbilir? Bu sahneden geçen usta oyunculara neler neler borçluyuz.Şimdi onların öğrencileri ayni anlayışı sürdürüyor, Mehmet Birkiye'den başlayarak. Ölçülü ve ciddi oyunculuk. Sanki her biri Yıldız Kenter, Müşfik Kenter, Şükran Güngör, Kamran Yüce… İnsan annesine babasına bu kadar benzemez ...Şu tiyatro ne güçlü!Kenter Tiyatrosu 40 yıldır orada. İyi ki orada!
Ey Seyirci !
TV karşısından kalk, evinden çık ve bu oyunu gör. Pişman olmayacaksın.Bil ki seninle ayakta kalacak Türk Tiyatrosu !
Melih Anık


Kaynak-"Geleneksel Türk Tiyatrosu"- Metin And- Bilgi Yayınevi

1 yorum:

  1. Oyunu dün akşam 18 yaşındaki kızım ve 9 yaşındaki oğlumla birlikte izledim.Devlet tiyatroları ve Şehir Tiyatroları oyunlarını kaçırmamaya çalışırım. İzlediğim oyunlar içinde en eğlenceli olanıydı diyebilirim, ailece çok keyif alarak izledik. Oyuncular da, dekor da çok iyiydi, emeği geçenlerin emeklerine sağlık diyorum... arzu çetin....

    YanıtlayınSil