24 Mart 2016 Perşembe

Kadir Has Tiyatro Bölümü'nden LunaPARK'ı Seyredin

Haber vermeseler haberim olmayacaktı. Beş kez oynanacak bir mezuniyet oyunu kaç kişinin ilgisini çeker? Benim çekti.



Oyun, Avustura Macaristan doğumlu  Almanca yazan bir yazarın. Yazarı tanımıyor(d)um.  Kadir Has'ın tiyatro bölümü iyi. Yönetmen Serdar Biliş. Seyretmem için yeterli nedenler.  

 Ödon von Horvath 1901-1938 yılları arasında yaşamış. Genç yaşta ölmüş. Ölümünden bir iki yıl önce gök gürültüsü üzerine bir şiir yazmış. Bir arkadaşına "Nazi'lerden korkmuyorum sokaklardan korkuyorum" demiş. Kadere bakın ki  Paris'te bir fırtınada başına ağaç dalı düşmesi yüzünden ölmüş.  Kendini Macar saymış ana dili Almanca imiş.  Faşizmin şafağını görüp uyarmış ve  tehlikelerine dikkat çekmiş. (https://en.wikipedia.org/wiki/%C3%96d%C3%B6n_von_Horv%C3%A1th)

 Lunapark özgün ismi Kasimir ve Karoline olan 1932 tarihli oyundan uyarlanmış. 

Rica ettim gönderdiler, Kasimir ve Karoline isimli oyunu okudum. Metne bakarsanız bu zamanın seyircisine çok şey söylemeyecek bir oyun. Kadir Has'lı gençler oyunu uyarlamış, Kütahya'ya getirmiş ve seyirciye çok şey söyler hâle getirmişler. Yarı Kütahyalı olarak bu, benim için sürpriz oldu. Ama Kütahya'yı bilen biri olarak hiç yadırgamadım. Belli ki Kütahya'yı tam bilen birinin parmağı var. (Sonradan öğrendim, Kayhan Açıkgöz Kütahyalı imiş.) Ama mesele sadece Kütahya değil zira uyarlamada tüm Türkiye var. Temelinde oyun taşradan büyük şehre bakış, büyük şehrin taşradaki izleri üzerine kurulmuş. İşini kaybetmiş şoför, bijüteride çalışan kendi sanal mağazasını açma hayalleri içindeki nişanlısı, bıçkın delikanlı ile kendine ait duruşu ile dikkat çeken bir genç kız, bir telefoncuda çalışan saf bir delikanlı, onun patronu, patronun arkadaşı savcı, biri Suriyeli iki hayat kadını. Kişiler olayı anlatmaya yetiyor. Hepsi bir AVM açılışında bir araya geliyor. AVM kültürel değişmenin (yozlaşma?) bir sembolü. Ülke koca bir AVM aslında. Satan ve satılan insan. Çıkmaz sokaklarda çıkış bulmak için debelenen insanlar ile, sırtını kapitale dayamaya mecbur bırakılmış adalet, adaleti satın almış kapital, kırılgan hayâller, parçalanmış ahlâk, soluksuz bırakılmış özgürlük Lunapark'ın gürültülü atmosferinde, içine düşülmüş kaosu sahte bir eğlence ile sarmalıyor. Belki de bu sarhoşluk hâli insanları bir yükseltiye çıkmaya, peşinden baktıkları balona ulaşmaya zorluyor. Nafile bir çaba. Hayata attığınız yumruk 'gangnam' dansı yapan bebeği masanıza bırakır sadece. Uyarlamanın başarısını dikkate sunuyorum. 



Oyunu Serdar Biliş yönetmiş. Özellikle mekân düzenini çok beğendim. Masalar ve çevresindeki sandalyelerden oluşturulmuş bir oturma düzeni var. Siyah sandalyeler seyircilerin yeşil sandalyeler oyuncuların. Seyirciler de masalar etrafında oturdukları için oyuncuların masa etrafında oturarak oynamaları seyircileri oyunun bir parçası hâline getiriyor. Mesaj açık. Oyuncular diyor ki 'bizim oyun olarak sunduğumuz şey aslında sizin hayatlarınız'. Oyuncuların masa üzerine çıkarak oynadıkları sahneler gerçeklerden kaçtıkları, hayâl ettikleri, uzlaşma aradıkları, çareyi birbirlerine sarılmada buldukları, yalnızlıklarını unutmaya çalıştıkları sahneler. Hem yükseldikçe belki de üstlerinden geçen balona(yıldızlara) ulaşma şansları da var(!) Metin okuma çok başarılı.          

Dokuz oyuncuyu da çok beğendim. Yetenekli, iyi eğitilmiş gençler. Ortak bir dil oluşturmuş, rollerini içselleştirmişler. Severek, coşarak oynuyorlar. Onların oyunculuklarına kapılıp gidiyorsunuz. Bu bir mezuniyet projesi olduğu için not vereyim. Hepsi 'Pekiyi'. Mezuniyet projesinde bu kadar samimi, tiyatronun hakkını vererek oynayan bu oyuncular hayatın gerçek AVM'lerinden kendilerini koruyabilecek mi? Yoksa onlar da selin içinde yok mu olacaklar? Dilerim olmazlar. Hepsinin şansı açık olsun.

Programa göre 30 Mart'ta bir daha oynayacaklar. Yerinizi önceden ayırtın(0530 967 7970) zira kapasiteleri sınırlı. Bence bir kaç kez daha oynamalılar. Hatta ödenekli ödeneksiz tiyatrolar onlara imkân vermeli. Zira bu samimiyette ve ne dediğini bilen bu düzeyde bir oyun seyretmek zamanımızda çok az rastlanan bir şans.  

Melih Anık

Oyunun Künyesi


 Yazan: Ödon von Horváth
Uyarlayan: Kadir Has Üniversitesi Tiyatro Bölümü 4. Sınıf Öğrencileri
Yöneten: Serdar Biliş
Yönetmen Yardımcısı: Ali Yalgın
Sahne ve Kostüm Tasarımı: Efe Soykaraman
Işık Tasarımı: Yasin Bardakçı

Asistanlar: Ahmet Kuntberk Alptemoçin, İlayda Esmer, Dilan Serinyel, Diyar Karadaş, Ece Yüksel

Oyuncular:

Kadir: Kayhan Açıkgöz
Zeycan: Ecem Uzun
Fırat: Ulaş Akşit
Efsun: Başak Kara
Gökhan: Barkın Sarp
Nevzat: Kürşat Demir
Davut: Erdem Kaynarca
Züleyha: Senem Çil
Evsa: Işıl Ezgi Çeçen

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme