24 Mart 2009 Salı

Tiyatroda Günlük 24 Mart 2009

Altan Erkekli
Altan Erkekli mitingde “Geliyorrrrr…Hesap sormaya geliyorrrrr…Türkiye’nin gururu,onuru geliyorrrrr..” diye bağırarak sunuculuk yapmış. (TV’ler… 22 Mart 2009)
Tiyatrocunun gerçek hayattaki cazgırlığı “sanat” sayılır mı? Sanat , halka indi mi desek yoksa meydanlara indi mi desek ?
Genco Erkal
“Son yıllarda üniversiteli gençler tiyatroya gitmiyorlar diye düşünüyordum. Son oyunlarımdan sonra anladım ki gidiyorlarmış. Yeter ki doğru oyunlar seçilsin” demiş. (NTV,19 Mart 2009)
Tiyatrocu, öz eleştiri yapmaya mı başladı ?
Magazinden Yardım Alan Tiyatro
Metin Serezli son oyununun promosyonu için Kenan Erçetingöz’ün programına çıkmış. Serezli magazin olacak açıklamayı yapmış : “Benim öpmediğim kadın kalmadı!”
Deneyimli tiyatrocu Metin Serezli fırsatı kaçırmamış. Son oyunu için “magazinsel” promosyon yapmış.
Ali Sürmeli
“Artık tek vatan tek yürek tek bayrak gibi kavramları geçelim” demiş.
Sözleri salonda buz gibi hava estirince “Ben espri yaptım. Siyasetten hiç anlamam. Espri yaptım beni yanlış anladılar. Yanlış anlaşıldıysam özür dilerim. Ben espri yapmaya çalıştım ama bundan sonra yapmayacağım. Espriyi Cem Yılmaz yapsın” demiş.(21 Mart 2009- Gazeteler)
Daha önce de tiyatrocu Atilla Olgaç “ Yanlış anlaşıldım , anlattığım senaryoydu” demişti.
Yeni bir Sanatçı Doğuyor….
Geçenlerde, kitap- dergi-cd satan bir mağazada, televizyondaki bir yarışma ile meşhur olmuş birine rastladım.
Üzerinde son moda giysi , ayakkabı,kocaman bir çanta , paltosunu elinde taşıyarak dolaşıyordu. (Sonradan o görünüş ile televizyonda bir sohbet programında gördüm. “İmaj” yapıyordu galiba) Elindeki telefona kaydettiği kitap isimlerini okuyor ve satıcıya soruyordu.
Bir süre onu izledim. Can Gürzap’ın “Söz Söyleme ve Diksiyon” ; Stanislavski’nin “Bir Karakter Yaratmak”ı ile başka kitapları yüklendi(!) Başka kitap isimleri için satıcıdan yardım istedi.
Dizide oyunculuk teklifi aldığını duymuştum .
Yeni bir sanatçının doğumuna tanık oldum.
Oyuncular Birliği
İki tiyatrocu,Hatice Aslan ve Zafer Algöz, Birleşik Oyuncular Meslek Birliği’ni kurmuşlar. 100 yıllık geçmişi olan Türk sinemasında oyuncuların haklarını savunmak için bir meslek örgütü kurulmasının doğru olacağını söylemişler. Tiyatro eğitimi alan oyuncular da ne zaman bir filmde ya da televizyon dizisinde bir rol oynarlarsa asil üye olabileceklermiş.(Sanat Dergisi - Mart 2009)
Sinema oyuncularını bir meslek birliği altında toplayan tiyatrocuları da sinemacılar kurtarır herhalde.
Gencay Gürün
“Eğitimli insanların ilgileneceği bir daldır tiyatro. Eğitimli insanı aldatamazsınız. Eğitimli insan iyi şeyler ister” demiş. (7 Mart 2009-Cumhuriyet)
Muhsin Ertuğrul Tiyatro ödüllerini hatırladım. Acaba tiyatrocular da mı eğitimsiz ?
Seyirci ile ilgili olarak da “Ben aralarda dansöz çıkarıyoruz desem gelirlerdi” demiş.
Yönetmen , seyirciyi tanıyor (?) Bu algılamanın etkisi var mıdır acaba diğer oyunlarının rejisinde ?
Muhsin Ertuğrul Ödülleri
Keyfi Sibel programında Süheyl Uygur, annesine verilen Muhsin Ertuğrul Tiyatro Ödülü’nü,onun adına kendisinin aldığını söylüyordu.
İBB İstanbul Efendisi oyununun fuayedeki panosunda “Muhsin Ertuğrul Ödülü” etiketi vardı.
Ödüle karşı olmayanlar da var.
Ferhan Şensoy
“Türkiye’nin iyiye gitmediğini ufkumuzun karanlık olduğunu düşünenlerdenim ben” demiş.(Cumhuriyet 21 Mart 2009)
Demek tiyatro boşuna yapılıyor !
1.Oyun Yazarlığı Sempozyumu
Tuncer Cücenoğlu, Godot’yu Beklerken adlı oyunun bir tiyatro oyunu olmadığını söylemiş.
Mustafam Kemalim’i yazan Cücenoğlu, sözleri ile gündem yaratmış.
Özdemir Nutku “Bizde filozof yok bu yüzden karakter yaratamıyoruz. Oyun dediğin evrensel bir söz söylemeli” demiş.
Önce yerel bir söz söylese..
Orhan Alkaya da “Godot’yu Beklerken 20.yüzyılda yazılmış en büyük oyundur” demiş.(Cumhuriyet- 3 Mart 2009)
Şehir Tiyatroları, Godot Geldi ile birlikte ayni sahnede ayni anda oynasa da anılarımızı tazelesek.
“…..etkinlikte özellikle postmodernizm, 12 eylül sonrası Türk Tiyatrosu ve oyun yazarlığında eğitimin yeri söz konusu olduğunda gerilim arttı.”
70 lerden beri hep ayni konularla geriliyorduk.12 Eylül ve Postmodernizm’i de ekledik.
Etkinlik bildirileri 27 Mart’a kadar kitaplaştırılacakmış. Bu bildiriler merakla beklenir.
Mehmet Umay
“Tiyatromuzu organizatörlerden kurtarmak lazım. 4500 TL’ye satın aldıkları oyunu 28000 TL’ye belediyelere satanlar var.“ demiş.(TRT2-22 Mart 2009)
Tiyatronun durumu daha açık anlatılamazdı.

Melih Anık

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme