Mahir Günşiray Almanya’da Faust’u güncelleştirerek sahnelemiş. “Oyunun tekstini basitleştiren Günşiray, Faust‘un karşisına sekiz ayrı Mefistofeles‘i arka arkaya çıkartarak, her seferinde hikâyeyi baştan anlattırıp eseri anlamsız bir dramaya, dolayısıyla daha kötümser bir hale dönüştürüyor” muş.
Oyunu seyirciler ayakta alkışlamış, ama eleştirmenler beğenmemiş. “Oyunu ancak teksti tanıyanların anlayacağını ifade eden eleştirmenler, Günşiray’ın hikâyeden uzaklaştığını, yeni bir dünya arayışı içinde olduğunu öne sürmüşler.” (http://www.ntvmsnbc.com/id/25157713/) Seyircinin dünyanın her tarafında ayni olduğunu anlamış olduk. Almanya’da da ayağa kalkıp alkışlamak âdetmiş demek ki.
Oyunlarını seyrettiğim ve yeni bir dünya arayışına tanık olduğum Günşiray’ın yaptıklarını tahmin edebiliyorum ama bu haberde beni ilgilendiren, eleştirmenlerin yapmış olduğu tespit : “Teksti tanıyanların anlayacağı oyun” . O nedenle bu tespit üzerinde düşünelim.