21 Aralık 2016 Çarşamba

Harcanan Zamana Yazık bir Oyun: Peranın Zamanı


125'inci yaşını kutlamaya hazırlandığı bu günlerde Pera Palace Hotel Jumeirah farklı bir etkinliğe ev sahipliği yapmak istemiş. Altıdan Sonra Tiyatro, Pera Palas'ta Peranın Zamanı isimli "değişik" bir gösteriye imza atmış. Oyunun dramaturji ve ön çalışmaları daha önce Yokuş Aşağı Emanetler isimli gösteride ortak yapımcı olan Lokstoff ile birlikte yapılmış.

Altıdan Sonra Tiyatro'nun Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğünü yürütmekte ve gösterinin yazarlarından biri olan Gülhan Kadim gösterinin hikâyesini şöyle anlatmış: "Otel yönetimi "Yokuş Aşağı Emanetler" ve "Sorunlu İnsan Kaynağı" gibi oyunlarımızı daha öncesinden bildiğinden, bize: “Pera’da, Kumbaracı50’nin var olan oyunlarından oynayabilir misiniz?” dediler. Fakat elimizdeki oyunlar, otelde sahnelenmeye uygun değildi. Biz de yönetime, hotelin tarihi dokusuna uygun bir oyun yapabileceğimizi söyledik. Kabul ettiler ve böylece Pera Palace ile Altıdan Sonra Tiyatro’nun macerası da başlamış oldu." Peranın Zamanı, sipariş üzerine kotarılmış bir macera olmuş.

Seçilen ana temanın "zaman" olmasını doğru buldum. Agatha Christie, Greta Garbo, Ernest Hemingway ve Franz Joseph’in kaldığı söylenen odaların kullanılması ve gösterinin otelin giriş katındaki  'Orient Bar'da bitirilmesi de "olabilir" bir düşünce. Topluluk, "gösteriyi  ünlü kişilerin hikâyeleri üzerine kurmaktan kaçınmış. Tarihi bir metin yada bir belgesel olsun istenmemiş."  Bu nedenle dört oda ve bir genel mekân için beş ayrı metin yazılmış. Gülhan Kadim'in anlatımıyla "Odalardaki konuklar, bir döngüye giriyorlar ve o yaşadıkları anı sürekli yaşıyor hâle geliyorlar. Dolayısıyla oteli terk edemiyorlar. Anlatıcı 'bellboy’lar da seyircilerden bahar temizliği yapmak üzere bir yardım istiyor. Seyirciler, bu bahar temizliğiyle birlikte odalara girip, o karakterlerin, o anlarına tanık oluyor."

Fikir ve zihinde kurulan hikâye ilginç ama ortaya çıkan gösteri keçiboynuzu gibi. Bunun nedenlerinden biri gösteride bütünlük olmaması, her şey kopuk kopuk. Genel bir çerçevesi yok. Diğer bir neden ise Pera Palas'ın "halkla ilişkiler çalışması" ile gösterinin içeriği arasındaki uyumsuzluk. Otel yönetiminin amacı ile topluluğun hayâli buluşamamış. İki taraf farklı tellerde çalmış, oynamış. Seyirci okuduğu duyduğu şeyler  ile gördüğü arasında afallayacak ve muhtemelen tatmin olmamışlık duygusu ile Pera Palas'tan ayrılacak. Temel neden metin ve kurgunun çok zayıf oluşu. Belki ortaya çıkan kopukluk iyi bir metin ve dramaturji ile ortadan kaldırılabilirdi ancak Altıdan Sonra Tiyatro Pera Palas'ın tarihine uygun bir vizyonu yakalayamamış. Yaşlar ve birikim yetmemiş. Yeterince ön araştırma, okuma yok. (Git Mario Levi'ye danış bâri.) Bu yapının içinde olduğu zamana bakıp onlarca hikâye üretilebilecekken -örneğin odalara adlarını veren kişilerin ifade ettikleri duygular üzerinden gidilse o zaman belki de sır, güzellik, ihtişam ve macera Balo Salonu'nda Mustafa Kemal Paşa'nın isyanı ile birleşebilirdi- üniversitelilerin elinden ilkokul seviyesinde bir iş çıkmış.. (Mustafa Kemal Paşa'ya 'bellboy' bir gizli cümle ile dokunuyor sadece. Ayıptır be canım.)  

Kendi ülkesinde çok farklı işlere imza atmış Lokstoff bizim ülkemizdeki Pera Palas üzerine bir gösteride kılavuz olunca gösteri çamura saplanmış. "Ben yaptım" demekle olmuyor. Gördün mü yapamamışsın.  

Melih Anık

Not: 
1-Agatha Christie anılarında Pera Palas'ta değil Tokatlayan Oteli'nde kaldığını yazmış. Bu bile bir tiyatrocu için "altın madeni" gibi bir şey olurdu. Tabi ki gösteri tiyatro olsaydı ve ısmarlama olmasaydı yapılabilirdi.
2- New York'da bir kaç yıldan beri devam eden bir gösteri var: "Sleep No More" O da otelde geçiyor. Ben gördüm. Dünya nerede biz neredeyiz.. Üzücü..



Gösterinin Künyesi:

Yazanlar: Gülhan Kadim, Seda Özen Yürük, Selen Orcan, Selin Girit, Yaman Ömer Erzurumlu
Yöneten: Yaman Ömer Erzurumlu
Oynayanlar: Aslı Can Kortan, Aziz Caner İnan, Erkan Kortan, Onur Kahraman, Hakan Emre Ünal, İhsan Dehmen, Merve Öztoprak Kantarcı / Seda Yürük, Özer Arslan, Seyfi Erol
Yardımcı Roller: Doğa Uğurel, Eyüp Çelik, Güray Doğru, Ozan Talay, Can Erol
Kostüm Tasarımı: Seda Özen Yürük
İşitsel Tasarım: Onur Kahraman
Teknik Tasarım: İhsan Dehmen
Fotoğraflar: Yücel Kurşun
Afiş Tasarım: Muzaffer Malkoç

Proje Koordinatörleri: Can Erol, Gülhan Kadim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme