4 Ağustos 2010 Çarşamba

"Oyuncu"nun Sesi Kimindir ?

Zihnimizde yer etmiş replikler vardır.
Benim ilk aklıma gelen “Ölüyorum Horatio…Zehirin kuvveti can bırakmadı bende” dir.
Rumeli Hisarı’ndaki yaz gösterileri sırasında seyrettiğim  Hamlet’tendir  bu sözler. Benim için bu repliği önemli kılan, Kerim Afşar’ın sesinden duymuş olmamdır. Bu replikle, diapozondan ses almış gibi  Hamlet’in tiratları bir bir geçer  zihnimden, Kerim Afşar’ın sesiyle.
……..
Aklınızdan geçirin . Sizin de mutlaka unutamadığınız tiyatral sesler vardır.
Bir oyunda ya da bir filmde duymuşsunuzdur .
Kimi zaman bir kral, soytarı , tiran, şarlatan, sultan, kahraman, paşa , korkak, cesur , haindir.
Kimi zaman yüreği yanık bir anne, aldatan bir koca, yetim bir çocuktur.
Bazen sevilir , acınır  ; bazen nefret edilir ; bazen  gülünür , ağlanır o seslerle.
……….
Tiyatrocu bilir “ses”in önemini.  
Kelime kelime çalışır rolünü oyuncu . Nerde fısıldamalı , nerde bağırmalı ; hangi kelimeyi , hangi heceyi vurgulamalı …
Ne için ?
Bir olayı , ödünç aldığı bir karakteri en iyisiyle  “can”landırabilmek için .
 Kimi zaman , o karakter olur , kimi zaman karaktere uzaktan “bakar”  , sesiyle…
Seyredene yol gösterir  ;  kim olsun , kime dışarıdan baksın diye.
Seyreden için Hamlet’tir o…  Herkesin Hamlet’i farklı olsa bile .
Doğa canlanır , rüzgar saçlarınızı okşar , müzik yüreğinize “dokunur” onun sesiyle . 
“Ses” , “can verir” , inandırır , avutur , teselli eder, coşturur…
Oyuncu  ,  sadece sahnede sesi ile “kandırır”.  
………
 Ama bir gün sokakta duysanız o “ses”i ;  gündelik elbiseler içinde ,  “üç beş kuruş” için , hem de  hiç gereği yokken , sizin  Hamlet’iniz , “Hitler” olmuşsa derisinin içine kadar…
Sormaz mısınız ne oldu benim Hamlet’ime diye!
Ard arda yıkılmaz mı “tirat”lar iskambil kâğıtları gibi.
İsyan etmez misiniz  ne oldu benim “ses”ime , o ses benimdir diye!
Demez misiniz   : “Ölüyorum … ”
“Tende  can bırakmayan zehri ” içmiş oyuncuyu  görmek “zehir” gibi oturmaz mı boğazınıza !
Parçalamaz mısınız zihninizde yer  eden sesi , başınızı vura vura taşlara ..
………
Ne mutlu ki  benim  Hamlet’im  her zaman “sapsağlam” kaldı ve halâ “sağ salim” duruyor yerinde.

Melih Anık 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme